0059_sitikolin-2-scaled-1-1200x800.png

Sitikolin (CDP-Kolin); beyin hücrelerinin yapı taşı olan ve sinirsel iletimi sağlayan “Asetilkolin” maddesinin üretimini artıran, bilişsel performansı ve hafızayı desteklemek amacıyla kullanılan güçlü bir nöro-destekleyici (nootropik) IV tedavidir. Günümüzde yoğun stres, uykusuzluk ve yaşlanma; beyindeki enerji rezervlerini tüketerek “Beyin Sisi” (Brain Fog) ve unutkanlığa yol açar. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, bu tedaviyi sadece nörolojik hastalıklarda değil; zihinsel performansını zirveye taşımak isteyen bireylerde de destekleyici olarak uygular.
Nasıl Çalışır? (Öğrenme Kimyasalı: Asetilkolin)
Sitikolin vücuda girdiğinde iki hayati görevi yerine getirir:
1. Haberleşmeyi Hızlandırır: Beyindeki öğrenme ve hafıza kimyasalı olan Asetilkolin seviyesini artırır. Bu, bilgiyi daha hızlı işlemenizi ve hatırlamanızı sağlar.
2. Hücre Zarını Onarır: Beyin hücrelerinin dış duvarını (Fosfolipid zarını) onararak, nöronların yıllara meydan okumasına yardımcı olur.
Kimler İçin İdealdir?
Bu tedavi iki farklı gruba hitap eder:
1. Performans Odaklı Grup (Biohacker’lar):
● Sınav Dönemindeki Öğrenciler: Ders çalışırken dikkati dağılanlar.
● Yöneticiler ve Yazılımcılar: Uzun saatler yoğun konsantrasyon gerektiren işler yapanlar.
● Beyin Sisi Yaşayanlar: “Kelime dilimin ucunda ama hatırlayamıyorum” diyenler.
2. Tıbbi Destek Grubu:
● İnme (Felç) Sonrası: Nörolojik toparlanmayı hızlandırmak isteyenler.
● Demans ve Unutkanlık: Yaşa bağlı hafıza kaybını yavaşlatmak isteyenler.
● Glokom Hastaları: Göz sinirini korumak için (Sitikolin, optik sinir hasarını yavaşlattığı kanıtlanmış nadir moleküllerdendir).
Hap mı, Damar Yolu mu?
Sitikolin takviyeleri hap olarak da satılmaktadır. Ancak IV (Damar Yolu) tedavisi şu avantajları sağlar:
● Hız: Sindirim sistemini beklemeden, molekül doğrudan kan yoluyla beyne ulaşır.
● Yüksek Doz: Oral yolla alınamayacak terapötik dozlar (1000mg – 2000mg) IV yolla güvenle verilebilir. İdamede oral yolla devam edilebilir.
Uygulama Süreci
● Konfor: İşlem Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin gözetiminde yapılır.
● Süre: Yaklaşık 30 dakika sürer.
● Etki: İşlem sırasında herhangi bir ağrı hissedilmez. Çoğu hasta seanstan sonra “zihinsel bir berraklık” ve “dingin bir odaklanma” hissettiğini belirtir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Sınava hazırlanan öğrencilere (YKS, TUS vb.) yapılır mı?
● Cevap: Evet. Özellikle sınav stresiyle birlikte odaklanma sorunu yaşayan genç
erişkinlerde (18 yaş üstü veya hekim kontrolünde) güvenle uygulanabilir. “Zeka
artırmak” için değil, var olan potansiyeli tam kullanmak ve dikkati toplamak için
mükemmel bir destekleyicidir. Kahve gibi çarpıntı yapmadığı için sınav kaygısını
tetiklemez.
● Soru: İnme (Felç) geçiren hastada ne zaman başlanmalı?
● Cevap: Sitikolin tedavisinde zamanlama önemlidir. Literatür, inme sonrası ilk
dönemde (akut ve subakut dönem) başlanan tedavilerin nörolojik iyileşmeyi daha
güçlü desteklediğini göstermektedir. Ancak kronik dönemde de beyin plastisitesini
(yeniden yapılanmayı) desteklemek için uygulanabilir.
● Soru: Kahve gibi çarpıntı yapar mı?
● Cevap: Hayır. Kafein “uyarıcıdır” ve bazen anksiyeteye/çarpıntıya yol açabilir.
Sitikolin ise “besleyicidir”. Beyne enerji verirken sakin bir odaklanma sağlar. Çarpıntı
veya sinirlilik yapmaz.
● Soru: Glokom (Göz Tansiyonu) hastasıyım, faydası olur mu?
● Cevap: Kesinlikle. Sitikolin, dünya genelinde göz hekimlerinin glokom tedavisinde
optik siniri korumak (nöroproteksiyon) için önerdiği en güçlü desteklerden biridir. Göz
tansiyonu tedavinizin yanında mükemmel bir destekleyicidir.
● Soru: Fiyat bilgisi nedir?
● Cevap: Uygulanan dozaja (mg) ve seans sayısına göre fiyat değişmektedir. Yasal
mevzuat gereği web sitemizde fiyat paylaşılmamaktadır.
Zihninizi Berraklaştırın
Hafızanızı güçlendirmek ve beyin sağlığınızı desteklemek için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek Sitikolin IV protokolünüzü oluşturabilirsiniz.

0062_sculptra-1--1200x800.png

Sculptra, cildin yaşlanma sürecini sadece maskelemek yerine, cildin temel yapı taşı olan kolajen üretimini (Tip-1) artırarak biyolojik olarak onaran, FDA onaylı bir medikal estetik tedavisidir. Hyalüronik asit dolgularının aksine anlık ve geçici bir şişkinlik yaratmaz; cildi içeriden dışarıya doğru yapılandırarak 2 yılı aşkın süre etkili, sıkı ve canlı bir görünüm sağlar. Nişantaşı’ndaki kliniğimizde, özellikle doğal ve uzun vadeli sonuç arayan hastalar için bu biyostimülasyon yöntemini uyguluyoruz.
Sculptra (PLLA) Nedir?
Sculptra, ana maddesi Poly-L-Lactic Acid (PLLA) olan, biyouyumlu (vücutla dost) ve biyobozunur (zamanla vücuttan atılan) bir enjeksiyondur. Halk arasında bazen “kolajen aşısı” veya “sıvı yüz germe” olarak adlandırılsa da, klasik mezoterapilerden çok daha güçlü, dolgulardan ise tamamen farklı bir çalışma prensibine sahiptir.
Bu tedavi, yüzdeki hacim kayıplarını, derin kıvrımları ve cilt kalitesindeki bozulmaları, vücudun kendi onarım mekanizmasını kullanarak tedavi eder.
Sculptra Cildi Nasıl Gençleştirir?
Sculptra’ nın farkı, cilde dışarıdan hacim vermek değil, cildin kendi hacmini üretmesini sağlamaktır.
Süreç adım adım şöyle ilerler:
1. Enjeksiyon: PLLA mikro partikülleri cildin derin katmanlarına (dermis veya subkutan doku) enjekte edilir.
2. İnflamatuar Yanıt: Bu partiküller, cilt altındaki fibroblast hücrelerini uyararak kontrollü ve güvenli bir biyolojik aktivasyon başlatır.
3. Kolajen Üretimi: Uyarılan hücreler, cildin sıkılığını sağlayan yeni kolajen lifleri üretmeye başlar.
4. Hacim ve Sıkılaşma: Zamanla PLLA vücuttan atılırken, yerini kişinin kendi ürettiği güçlü kolajen dokusu alır.
Bilimsel Veri: Klinik araştırmalar, Sculptra tedavisinden 3 ay sonra ciltteki kolajen miktarının %66,5 oranında arttığını göstermektedir. Bu, cildin biyolojik yaşının geri alınması demektir.
Sculptra ile Hyaluronik Asit Dolguları Arasındaki Farklar
Hastaların en çok karıştırdığı bu iki uygulama arasındaki farkları bilmek, doğru kararı vermenizi sağlar:
● Hyalüronik Asit Dolgular: Jel kıvamındadır. Boşlukları fiziksel olarak doldurur ve anında sonuç verir. Etkisi genellikle 6-18 ay sürer. Yüz şekillendirme (dudak, burun, çene ucu) için daha uygundur.
● Sculptra (Biyostimülan): Hacmi anında vermez, cildin üretmesini sağlar. Sonuçlar 4-6 hafta sonra görülmeye başlar ve 24 aydan fazla sürer. Genel cilt kalitesi, sıkılaşma ve doğal yüz gençleştirme için kullanılır.
Özetle: Hızlı ve belirgin bir değişim istiyorsanız dolgu; “kimse anlamasın ama cildim gençleşsin” diyorsanız ve sabırlıysanız Sculptra tercih edebilirsiniz.
Sculptra Hangi Bölgelere Uygulanır?
Sculptra sadece yüz değil, vücut bölgelerinde de cilt kalitesini artırmak için kullanılır:
● Yüz: Şakaklar, yanak boşlukları, elmacık kemiği hattı, çene hattı (jawline), nazolabial (burun kenarı) çizgiler ve marionette (ağız kenarı) çizgileri.
● Boyun ve Dekolte: Ciltteki incelme ve kırışıklıkları gidermek için.
● Vücut: El üstü gençleştirme, diz üstü kırışıklıkları, selülit görünümünü hafifletme ve popo dikleştirme (Sculptra Butt Lift) amacıyla uygulanabilir.
(Not: Göz altı ve dudak içine Sculptra uygulanmaz.)
Tedavi Süreci ve İyileşme Takvimi
Uygulama, lokal anestezik kremlerle yapılır ve yaklaşık 30-45 dakika sürer. İşlem sonrası sosyal hayattan kopmanıza gerek yoktur ancak belirli kurallara uymak sonucun başarısı için kritiktir.
5-5-5 Kuralı (Çok Önemli)
Sculptra uygulamasından sonraki 5 gün boyunca, günde 5 kez, uygulama yapılan bölgeye 5 dakika masaj yapılmalıdır. Bu masaj, ürünün cilt altına homojen dağılmasını sağlar ve nodül oluşumunu engeller.
İyileşme Aşamaları:
1. İlk Günler: İşlemden hemen sonra görülen dolgunluk, ürünün içindeki sudan ve hafif ödemden kaynaklıdır. Birkaç gün içinde iner.
2. Sessiz Dönem (2-4 Hafta): Ödem inince hasta “etkisi geçti” sanabilir. Bu normaldir, içeride üretim başlamıştır.
3. Sculptra Işıltısı (6. Hafta ve Sonrası): Cilt sıkılaşmaya, parlamaya ve yüz hatları doğal bir şekilde dolgunlaşmaya başlar.
4. Tam Etki: 3-4 ay sonunda cilt kalitesi ve lifting etkisi zirveye ulaşır.
Kapsamlı Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sculptra yapıldıktan sonra beğenmezsem eritilebilir mi ? Hayır, Sculptra hyaluronik asit bazlı
olmadığı için “hyaluronidaz” enzimi ile anında eritilemez. Etkisi kademeli geliştiği ve vücudun kendi
kolajeni olduğu için sonuçlar son derece doğaldır, ancak bu yüzden deneyimli hekimlerce, doğru
dozlarda uygulanması çok önemlidir.
Sculptra kaç yaşında uygulanmaya başlanmalıdır? Genellikle kolajen kaybının belirginleştiği 30’lu
yaşlardan itibaren önerilir. Ancak genetik yatkınlığı olan veya yoğun spor yapan 20’li yaşlardaki
kişilerde de “koruyucu” (prejuvenation) amaçlı düşük dozlarda uygulanabilir.
Sculptra kaç seans yapılmalı? Genel protokol, ortalama 2 veya 3 seans şeklindedir. Seanslar
arasında 4 ila 6 hafta ara verilir. Ancak 30’lu yaşlarda tek seans koruma amaçlı yeterli olabilirken, ileri
yaşlarda ve ciddi hacim kayıplarında 3 seans gerekebilir.
Sculptra ile “Akıllı Dolgu” aynı şey mi? Halk arasında biyostimülan ürünlerin çoğuna genel olarak
“akıllı dolgu” dense de, her akıllı dolgunun hammaddesi farklıdır. Sculptra PLLA içerirken, diğerleri
farklı maddeler (Polikaprolakton vb.) içerebilir.
İşlemden önce nelere dikkat etmeliyim? İşlemden en az 24 saat önce alkol tüketimi kesilmelidir.
Kan sulandırıcı ilaçlar (aspirin vb.) ve takviyeler (E vitamini, balık yağı) hekim kontrolünde birkaç gün
önceden bırakılmalıdır; bu önlem morluk riskini minimuma indirir.
Sculptra ne kadar kalıcıdır? Klinik çalışmalar etkilerin 25 aya kadar devam ettiğini göstermektedir.
Cilt kolajen üretimine devam ettiği için yaşlanma süreci bu noktadan sonra kaldığı yerden devam eder,
yani elde edilen kazanım uzun yıllar sizinle kalır.
Yan etkileri veya zararı var mıdır? FDA onaylı ve güvenli bir üründür. En sık görülen yan etkiler
geçici morluk, kızarıklık veya hassasiyettir. Çok nadiren, masaj yapılmazsa deri altında ele gelen
minik sertlikler (nodül) oluşabilir.
Sculptra fiyatları neye göre değişir? Fiyatlandırma, kullanılacak flakon (kutu) sayısına göre
belirlenir. Yüzdeki hacim kaybı ne kadar fazlaysa kullanılacak ürün miktarı artabilir.

0063_sanakin-sac-2--1200x800.png

Sanakin; saçlı derideki mikro-enflamasyonu (gizli yangıyı) durdurmak, zayıflamış saç köklerini canlandırmak ve özellikle saç ekimi sonrası süreçte başarı oranını artırmak için kullanılan, kişinin kendi kanından üretilen ileri düzey biyolojik bir serumdur. Genetik saç dökülmesi sadece hormonlarla ilgili değildir; saç kökünün etrafında oluşan sessiz bir iltihaplanma süreci kökü boğar ve öldürür. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, hem mevcut saçlarını korumak isteyenlere hem de saç ekimi yaptırmış ve iyileşme sürecindeki hastalara bu protokolü uygular.
Saç İçin Neden Sanakin? (PRP’den Farkı) 
PRP tedavisi saç için harika bir “gübre”dir. Ancak saç derinizde kaşıntı, hassasiyet veya yoğun dökülme varsa, toprakta “yangın” var demektir.
● Sanakin Farkı: İçerdiği yoğun IL-1Ra proteinleri ile önce saç kökündeki stresi ve yangıyı alır. Toprağı (saç derisini) iyileştirir.
● Sonuç: Saç kökü rahatlar, beslenmeye başlar ve dökülme süreci frenlenir. PRP’ye göre daha güçlü ve hedefe yönelik bir tedavidir.
Hangi Durumlarda Uygulanır? 
Bu tedavi, hekim değerlendirmesiyle şu durumlarda “Altın Standart” olarak planlanır:
1. Erkek Tipi Dökülme (Androgenetik Alopesi): Dökülmeyi yavaşlatmak ve mevcut saçları kalınlaştırmak için.
2. Saç Ekimi Sonrası (3. Ay Desteği): Ekimden sonra çıkan yeni saçların kalitesini artırmak ve zayıf çıkışları engellemek için.
3. Saçlı Deri Sorunları: Geçmeyen kaşıntı, pullanma, egzama (Seboreik Dermatit) gibi enflamasyonlu durumlarda deriyi sakinleştirmek için.
4. Kadın Tipi Dökülme: Saçın genel kalitesini ve yoğunluğunu artırmak için.
Saç Ekimi ve Sanakin: Neden 3. Ayda Yapılmalı? 
Saç ekimi yaptıran hastalar için Sanakin
hayati bir destektir, ancak zamanlama her şeydir. Ekilen köklerin travmatize edilmemesi için hemen işlem yapılmaz.
● Şok Dökülme Sonrası Güçlendirme: Saç ekimden sonraki süreçte şok dökülme dediğimiz tablo oluşur ve bu 3. ayda biter ve kalıcı saçlar çıkmaya başlar. Sanakin bu dökülmeyi de azaltmaya yardımcı olur.
● Kaliteli Çıkış (Fireyi Önleme): Yeni çıkan bebek saçların (tüylerin) güçlü ve kalın telli olarak büyümesini sağlar.
● Dolaşımı Artırma: Ekim yapılan bölgedeki damarlanmayı ve kan akışını artırarak köklerin daha iyi beslenmesini sağlar.
Tedavi Süreci
1. Hazırlık: Kanınız alınır ve özel Sanakin tüplerinde 37 derece ısıda 3 saat boyunca inkübe edilir (bekletilir). Bu sürede kanınız, saç kökleri için iyileştirici proteinler üretir.
2. Uygulama: Hazırlanan sarı renkli plazma serumu, çok ince uçlu iğnelerle saçlı deriye (mezoterapi yöntemiyle) enjekte edilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru: Kel olan yerden saç çıkarır mı? 
Cevap: Hayır. Hiçbir enjeksiyon tedavisi (Sanakin dahil)
ölmüş bir kökten saç çıkaramaz. Bu tedavinin amacı; zayıf saçları (incelmiş) kalınlaştırmak ve
dökülmeyi durdurmaktır. Tam kellik durumunda çözüm saç ekimidir.
Soru: Saç ekiminden ne kadar sonra yapılmalı? 
Cevap: Saç ekimi cerrahi bir işlemdir ve derinin
iyileşmesi gerekir. Bu yüzden ekimden hemen sonra enjeksiyon yapmak köklere zarar verebilir. En
ideal zamanlama, şok dökülmenin bittiği ve yeni saçların çıkmaya hazırlandığı 3. aydır.
Soru: Kaç seans gerekir? 
Cevap: Genellikle 3 seanslık bir kür önerilir. Seans aralıkları 3-4 haftadır.
Soru: Ağrılı mıdır? Cevap: Saçlı deri hassas bir bölgedir. Ancak kliniğimizde enjeksiyon öncesi lokal
anestezik spreyler ve çok ince iğneler kullanılarak işlem hasta için konforlu hale getirilir.

0065_sanakin-diz-2--1200x800.png

Sanakin; diz eklemindeki kireçlenme (gonartroz), menisküs hasarı ve kronik ağrıları tedavi etmek için kullanılan, kişinin kendi kanından üretilen ve Doğal Kortizon etkisi gösteren ileri düzey bir biyolojik serum tedavisidir. Diz ağrılarının temel sebebi eklem içindeki enflamasyon (yangı) sürecidir. Bu yangı, kıkırdağı eritir ve
ağrı yapar. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, sentetik kortizon iğneleri yerine; vücudun kendi ürettiği en güçlü yangı söndürücü proteinleri (IL-1Ra) kullanarak ağrıyı doğal yolla durdurur.
Dizde Neden Sanakin? (PRP Yetmez mi?)
PRP tedavisi dokuyu onarmak için harikadır. Ancak dizinizde aktif bir ağrı, şişlik ve yangı varsa, PRP tek başına yeterli olmayabilir.
● Sanakin Farkı: İçerdiği yoğun IL-1Ra proteinleri sayesinde, eklemdeki “yıkım emrini” veren reseptörleri bloke eder.
● Sonuç: Hem ağrıyı kortizon kadar hızlı keser hem de kıkırdak yıkımını durdurarak eklemi korur. Yani hem itfaiye (yangını söndürür) hem de inşaat işçisi (onarır) gibi çalışır.
Hangi Diz Sorunlarında Etkilidir?
Bu tedavi, hekim değerlendirmesiyle şu durumlarda “Ameliyatsız Çözüm” veya “Güçlü Destek” olarak uygulanır:
1. Diz Kireçlenmesi (Evre 1-3): “Dizlerimde sıvı bitti” denilen, kıkırdak aşınması ve hareket kısıtlılığı olan durumlar.
2. Menisküs Yırtıkları: Ameliyat gerektirmeyen ama sürekli ağrı yapan yırtıklar.
3. Kondromalazi Patella: Diz kapağı arkasında ağrı ve çıtırtı olan durumlar.
4. Sporcu Yaralanmaları: Diz bağlarında (ön çapraz bağ vb.) zorlanma ve ödem.
Tedavi Süreci: 3 Saatlik Hazırlık
Sıradan bir iğne değildir, biyolojik bir üretim sürecidir.
1. Kan Alımı: Sabah kliniğimize gelirsiniz, kanınız özel Sanakin tüpüne alınır.
2. Üretim (3 Saat): Kanınız özel cihazda 3 saat bekletilir. Bu sürede kan hücreleriniz, ağrıyı kesecek proteinleri üretmesi için uyarılır. (Bu sürede klinikten ayrılabilir, Nişantaşı’nda vakit geçirebilirsiniz).
3. Enjeksiyon: 3 saatin sonunda hazırlanan serum, Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin tarafından ağrısız bir teknikle diz içine enjekte edilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Kortizon iğnesinden farkı nedir?
● Cevap: Kortizon sentetik bir ilaçtır; ağrıyı keser ama sık yapılırsa kıkırdağa zarar
verebilir. Sanakin ise %100 kendi kanınızdan üretilir. Yan etkisi yoktur, kıkırdağı
eritmez aksine korur. Güvenle tekrarlanabilir.
● Soru: Kaç seans gerekir?
● Cevap: Diz kireçlenmesinin şiddetine göre genellikle 1 ile 3 seans önerilir. Çoğu
hasta ilk seanstan sonra ağrıda belirgin bir hafifleme hisseder.
● Soru: Diz protezi ameliyatından kurtarır mı?
● Cevap: Kireçlenmenin erken ve orta evrelerinde (Evre 1-2) süreci durdurarak
ameliyatı yıllarca erteleyebilir veya gereksiz kılabilir. Ancak kemiğin kemiğe sürttüğü
son evrede (Evre 3-4) sadece ağrıyı hafifletmek için yapılır, dokuyu geri getiremez.
● Soru: İşlem çok ağrılı mıdır?
● Cevap: Hayır. Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin bir Anesteziyoloji uzmanıdır. Diz içi
enjeksiyonları, hastanın en az hissedeceği özel tekniklerle konforlu bir şekilde
uygular.
● Hyaluronik Asit (Eklem Sıvısı) ile birlikte yapılabilir mi? Cevap: Evet, bu çok etkili bir
kombinasyondur ancak sıralama hayati önem taşır. Biz kliniğimizde kademeli protokol
uygularız. Önce Sanakin ile eklemdeki aktif yangı (enflamasyon) kurutulur. Bu işlemden
yaklaşık 3 hafta sonra Hyaluronik Asit uygulanarak eklemin yağlanması ve kaygan olması
sağlanır.
Ağrısız Adımlar İçin Randevu
Diz ağrılarınızdan doğal yöntemlerle kurtulmak için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşebilirsiniz.

0067_sanakin-cilt-1--1200x800.png

Sanakin; kişinin kendi kanından elde edilen, içinde iyileştirici büyüme faktörlerinin yanı sıra yoğun miktarda “enflamasyon (yangı) giderici” proteinlerin bulunduğu, cildi sakinleştirerek gençleştiren ileri düzey bir biyolojik tedavi yöntemidir. Bilim dünyasında yaşlanmanın en büyük nedenlerinden birinin “Inflammaging” (Enflamasyona bağlı
yaşlanma) olduğu kanıtlanmıştır. Güneş, stres ve toksinler ciltte sessiz bir “yangın” başlatır. Sanakin, içerdiği IL-1Ra proteinleri ile bu yangını söndürür ve cildin savunma bariyerini onarır. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, özellikle hassas ve sorunlu ciltlerde bu teknolojiyi tercih etmektedir.
Cilt İçin Neden Sanakin? (PRP’ den Farkı)
PRP tedavisi cildi canlandırmak için harikadır. Ancak cildinizde kızarıklık, hassasiyet veya akne varsa, PRP bazen yangıyı artırabilir.
● Sanakin’in Üstünlüğü: Kanınız 3 saat boyunca özel bir işlemden geçirilerek, içindeki anti-enflamatuar (sakinleştirici) askerler çoğaltılır.
● Sonuç: Cilt sadece parlamakla kalmaz; sakinleşir, kızarıklıklar söner ve “bebeksi” bir dinginliğe kavuşur.
Hangi Cilt Sorunlarında Kullanılır?
Sanakin, “Sorunlu ve Hassas” ciltlerin bir numaralı dostudur:
1. Roza (Gül Hastalığı) ve Kronik Kızarıklık: Yüzdeki damarlanma ve sürekli “alevlenme” hissini yatıştırmak için en etkili biyolojik yöntemdir.
2. Aktif Akne ve Akne İzleri: İltihaplı sivilceleri kurutmaya yardımcı olurken, izlerin (skarların) daha hızlı iyileşmesini sağlar.
3. Anti-Aging ve Elastikiyet Kaybı: Cildin kolajen üretimini tetikleyerek ince kırışıklıkları açar.
4. Göz Çevresi Morlukları: Dolaşımı düzenleyerek yorgun görünümü siler.
Tedavi Süreci: Biyolojik Serum Üretimi
Bu işlem standart bir kan alma işlemi değildir.
1. Kan Alımı: Kliniğimizde kanınız özel Sanakin tüpüne alınır.
2. 3 Saatlik İnkübasyon: Kanınız 3 saat boyunca vücut sıcaklığındaki cihazda bekletilir. Bu sürede kan hücreleriniz, cildinizi iyileştirecek proteinleri sentezler. (Bu sürede Nişantaşı’nda vakit geçirebilirsiniz).
3. Uygulama: Hazırlanan sarı renkli plazma, çok ince iğnelerle veya mikro iğneleme yöntemleri ile cilde uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Dolgu etkisi yapar mı, yüzümü şişirir mi?
● Cevap: Hayır. Sanakin bir dolgu malzemesi değildir, yüzün şeklini değiştirmez veya
şişirmez. Cildin kalitesini artırır, sıkılaştırır ve canlandırır.
● Soru: Roza hastalığım var, lazer yaptıramıyorum. Bu uygun mu?
● Cevap: Kesinlikle. Lazerin ısısı bazen Roza hastalarına ağır gelebilir. Sanakin ise
tamamen biyolojik olduğu ve ısı içermediği için Roza hastaları için en güvenli ve etkili
sakinleştirici tedavidir.
● Soru: Kaç seans gerekir?
● Cevap: Cildin ihtiyacına göre genellikle 3 seanslık bir kür önerilir. Seanslar 2-3 hafta
arayla yapılır.
● Soru: İşlemden sonra sosyal hayata dönebilir miyim?
● Cevap: Evet. Uygulama sonrası ciltte hafif pembeleşme olabilir ancak bu durum 1-2
saat içinde geçer. Ertesi gün makyaj yapabilirsiniz.
● Soru: PRP mi yaptırmalıyım, Sanakin mi ?
● Cevap: Eğer cildiniz kalın, problemsiz ve sadece parlaklık istiyorsanız PRP yeterli
olabilir. Ancak hassas, kızarık, lekeli veya yaşlanma belirtileri belirgin bir cildiniz
varsa Sanakin (Akıllı Plazma) çok daha üstün bir sonuç verir.
Cildinizi Sakinleştirin ve Gençleştirin
Cildinizin kendi kendini onarma gücünü harekete geçirmek için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşebilirsiniz.

0068_sanakin-ana-1--1200x800.png

Sanakin (Tıbbi adıyla Autologous Cytokine Rich Serum); kişinin kendi kanının özel bir teknolojiyle işlenerek, içinde “doğal kortizon” etkisi gösteren proteinlerin (IL-1Ra) ve büyüme faktörlerinin çoğaltıldığı, ileri düzey bir biyolojik tedavi yöntemidir. Vücudumuzda iyileşmeyi sağlayan “iyi askerler” ve ağrı/yangı yaratan “kötü askerler” vardır. Sanakin teknolojisi, kanınızdaki iyi askerleri laboratuvar ortamında çoğaltarak bir ordu haline getirir. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, bu Alman teknolojisini eklem ağrılarından cilt gençleştirmeye kadar geniş bir yelpazede uygular.
PRP’den Farkı Nedir? (İtfaiye Etkisi)
Hastalarımız sıklıkla “PRP ile aynı değil mi?” diye sorar. Mekanizma tamamen farklıdır:
● PRP (İnşaat İşçisi): Dokuyu onarmak için büyüme faktörü salgılar. Ancak ortamda “yangın” (enflamasyon/ağrı) varsa, inşaat işçisi verimli çalışamaz.
● Sanakin (İtfaiye + İşçi): Önce ortamdaki yangını (ağrıyı ve iltihabı) söndürür (IL-1Ra proteini ile), ardından onarımı başlatır. Bu yüzden ağrılı eklem sorunlarında ve inatçı cilt hastalıklarında PRP’den çok daha güçlü bir seçenektir.
Hangi Tedavilerde Kullanılır?
Bu akıllı serum, vücudun doğal iyileşme mekanizmasını taklit ettiği için üç ana branşta “Altın Standart” olarak uygulanır. İhtiyacınıza uygun tedaviye tıklayarak detaylı bilgi alabilirsiniz:
1. Ortopedi ve Ağrı Tedavisi (Doğal Kortizon) Diz, omuz ve bel bölgesindeki kireçlenme ve menisküs hasarlarında; kortizonun yan etkilerinden kaçınan ama ağrısız bir yaşam isteyenler için biyolojik çözümdür.
● Etkisi: Eklem içindeki yangıyı söndürür, kıkırdak yıkımını durdurur ve ağrıyı yönetir. 
2. Cilt Gençleştirme ve Anti-Aging Ciltteki kronik kızarıklık (Roza), akne izleri ve elastikiyet kaybı aslında birer “mikro-enflamasyon”dur. Sanakin, bu yangıyı alarak cildi sakinleştirir.
● Etkisi: Cilt bariyerini onarır, anti-aging etkisiyle daha sıkı ve pürüzsüz bir doku sağlar. 
3. Saç Tedavileri Saç köklerindeki stres ve enflamasyon, dökülmenin ana nedenlerinden biridir. Sanakin, kökleri hücresel düzeyde besleyerek dökülmeyi durdurmayı hedefler.
● Etkisi: Saç ekimi sonrası iyileşmeyi hızlandırır, mevcut saçları kalınlaştırır. 
Tedavi Süreci: 3 Saatlik Biyolojik Üretim
Bu işlem “kan al, hemen yap” işlemi değildir. Sabır ve teknoloji gerektirir.
1. Kan Alımı: Sizden alınan kan, içinde özel cam boncuklar olan Sanakin tüpüne konur.
2. İnkübasyon (Kuluçka): Kanınız, vücut sıcaklığındaki (37°C) cihazda 3 saat bekletilir. Bu sürede kan hücreleri cam boncuklarla etkileşime girerek, savunma amaçlı yoğun miktarda iyileştirici protein üretir.
3. Uygulama: 3 saatin sonunda ayrıştırılan sarı renkli plazma, hedeflenen bölgeye enjekte edilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: İçine kortizon veya ilaç katılıyor mu?
● Cevap: Hayır. Sanakin %100 sizin kanınızdan üretilir. İçine hiçbir kimyasal katılmaz.
Etkisini, kanınızın ürettiği doğal proteinlerden alır. Bu yüzden kortizonun yan
etkilerini (kilo alma, kemik erimesi vb.) yapmaz.
● Soru: İşlem ne kadar sürer?
● Cevap: Kan verme işlemi 5 dakikadır. Ancak kanın cihazda beklemesi (inkübasyon) 3
saat sürer. Kan verip klinikten ayrılabilir (Nişantaşı’nda vakit geçirebilir), 3 saat sonra
sadece 10-15 dakikalık uygulama için geri gelebilirsiniz.
● Soru: Kök hücre tedavisi midir?
● Cevap: Hayır. Kök hücre (SVF) yağ dokusundan elde edilir ve hücre naklidir. Sanakin
ise kandan elde edilir ve bir “protein/sinyal” tedavisidir. Ancak ikisi kombine
edildiğinde başarı oranı artar.
● Soru: Kaç seans gerekir?
● Cevap: Hastalığın şiddetine göre değişmekle birlikte; eklem ağrılarında genellikle 1-3
seans, cilt ve saç tedavilerinde 3 seans önerilir.
● Soru: Fiyat bilgisi nedir?
● Cevap: Fiyatlandırma, kullanılan özel kitlerin (tüp) sayısına göre yapılır. Yasal
mevzuat gereği web sitemizde fiyat veremiyoruz.
Kendi İlacınızı Keşfedin
Vücudunuzun iyileşme potansiyelini Sanakin teknolojisiyle açığa çıkarmak için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşebilirsiniz.

0070_sac-mezo-2--1200x800.png

Saç Mezoterapisi; saç köklerinin (foliküllerin) ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral, amino asit ve peptidlerin, mikroenjeksiyon yöntemiyle doğrudan saçlı deriye uygulandığı tıbbi bir işlemdir. Saç dökülmesinin tipine (genetik, stres, mevsimsel) göre hazırlanan özel solüsyonlarla, Nişantaşı kliniğimizde kişiye özel olarak uygulanır.
Saç Mezoterapisi Nedir?
Saç folikülleri, vücudun metabolik olarak en aktif yapı taşlarından biridir ve sürekli besine ihtiyaç duyar. Ancak dolaşım bozukluğu, stres veya beslenme yetersizlikleri nedeniyle kandaki vitaminler saç köklerine yeterince ulaşmayabilir. Saç Mezoterapisi, bu besin öğelerini (Biotin, Çinko, Hyalüronik Asit, Peptitler vb.) sistemik dolaşıma
girmeden, doğrudan hedef dokuya (saçlı deriye) ulaştırmayı amaçlayan bir mikro-uygulamadır.
Fonksiyonel Tıp Bakış Açısı
Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin tarafından yapılan değerlendirmede, saç dökülmesi sadece lokal bir sorun olarak ele alınmaz. Tedavi planlanmadan önce dökülmeye neden olabilecek kök nedenler araştırılır:
● Stres ve Adrenal Denge (Kortizol): Kronik stres, saç köklerini erkenden dökülme fazına iter. Kliniğimizde gerekirse tükrükte kortizol ölçümü gibi ileri testlerle vücudunuzun stres yükü ve adrenal sağlığı analiz edilir.
● Ferritin (Demir) Depoları: Saçın oksijenlenmesi için yeterli mi?
● Tiroid Fonksiyonları: Metabolizma hızı saç üretimi için uygun mu?
● Beslenme Eksiklikleri: Çinko, B12 ve D vitamini dengesi yerinde mi? Tedavi protokolü, bu içsel faktörlerin dengelenmesi ile eş zamanlı yürütülür.
Hangi Dökülmeye Hangi İçerik ? (Kişiye Özel Planlama)
Kliniğimizde “tek tip” bir mezoterapi uygulanmaz. Dökülmenin ana nedenine göre kokteylin içeriği değiştirilir:
1. Stres ve Mevsimsel Dökülme: Yüksek kortizol ve dolaşım bozukluğu ön plandadır.
● İçerik: B Grubu Vitaminleri (Biotin, B5), Çinko, Amino Asitler ve Dolaşım artırıcılar (Vazodilatörler).
2. Genetik / Erkek Tipi Dökülme (Androgenetik): Kökleri baskılayan DHT hormonunu dengelemek gerekir.
● İçerik: Büyüme faktörleri, Bakır Peptitleri ve Saç kökünü koruyan özel enzimler.
3. Saç Ekimi Sonrası ve Yıpranmış Saçlar: Yara iyileşmesi ve yeni köklerin tutunması hedeflenir.
● İçerik: Hyalüronik Asit, Organik Silika ve Doku onarıcı yapı taşları.
Uygulama Süreci
1. Hazırlık: Saçlı deri antiseptik solüsyonla temizlenir.
2. Enjeksiyon: Çok ince uçlu (4mm) iğneler kullanılarak, kişiye özel hazırlanan karışım saç köklerine (dermis tabakasına) enjekte edilir.
3. Protokol: Dökülmenin şiddetine göre hekim tarafından belirlenir. Genellikle 2 hafta arayla, toplam 6-10 seans planlanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Herkese aynı ilaç mı yapılıyor? Hayır. Saç dökülmesinin sebebi (Genetik, Stres, Hormonal vb.)
kişiden kişiye değişir. Kliniğimizde uygulanan mezoterapi solüsyonları, sizin dökülme tipinize en uygun
olan peptit, vitamin veya mineral ağırlıklı içeriklerden seçilir.
2. PRP ile Mezoterapi arasındaki fark nedir?
● PRP: Kendi kanınızdan elde edilen büyüme faktörleridir. Onarıcıdır.
● Mezoterapi: Dışarıdan hazırlanan vitamin ve mineral kokteylidir. Besleyicidir.
● Hekiminiz saçınızın ihtiyacına göre bu iki yöntemi dönüşümlü (kombine) olarak önerebilir.
3. Tedavi bitince dökülme tekrar başlar mı? Mezoterapi mevcut saçları güçlendirir. Ancak genetik
dökülme kronik bir süreçtir. Elde edilen canlılığı korumak için kür bittikten sonra 3-4 ayda bir tek
seans “hatırlatma dozu” tavsiye edilir.
4. Kellik olan bölgeden saç çıkarır mı? Tıbbi olarak, folikülün tamamen kapandığı (kellik oluştuğu)
bölgelerde enjeksiyonla yeni saç çıkışı beklenmez. Mezoterapi; var olan ancak zayıflamış
(tüyleşmiş) saç tellerini kalınlaştırmayı hedefler.
5. İşlem ağrılı mıdır? Kullanılan iğneler çok incedir. İşlem sırasında hafif bir batma hissi duyulabilir.
Oldukça konforludur.
6. Saçımı boyatabilir miyim? İşlemden sonraki ilk 24 saat saçın yıkanmaması gerekir. Saç boyası
gibi kimyasal işlemleri, mezoterapi seansından en az 2-3 gün sonra yapmanız önerilir.
7. Etkisi ne zaman görülür? Saçın doğal uzama döngüsü nedeniyle, tedavinin gözle görülür etkileri
(dökülmede azalma ve hacim artışı) genellikle 3. veya 4. seanstan sonra fark edilmeye başlar.
8. Fiyat bilgisi nedir? Uygulanacak içeriğin kalitesine (Peptitli ürünler vb.) ve seans sayısına göre
değişir. Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat yayınlanmamaktadır.

0072_rektal-ozon-1-turkce--1200x800.png

Rektal Ozon Tedavisi (Rektal İnsüflasyon); medikal ozon gazının damar yolu açılmasına gerek kalmadan, rektal yol (bağırsak) üzerinden vücuda verilmesi işlemidir. Sistemik etkisi Major Ozon tedavisine en yakın olan, son derece konforlu, hijyenik ve etkili bir yöntemdir. Ozon gazı sadece kan yoluyla değil, mukoza yoluyla da vücuda alınabilir. Bağırsak cidarı, emilim kapasitesi en yüksek dokudur. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, damar yolu sorunu yaşayan veya iğne fobisi olan hastaları için bu bilimsel alternatifi güvenle uygular.
Nasıl Çalışır? (Portal Ven Etkisi)
Birçok hasta “Gaz nasıl tedavi eder?” diye merak eder. Bilimsel mekanizma şöyledir:
1. Hızlı Emilim: Rektal yolla verilen ozon gazı, bağırsak duvarındaki geniş kılcal damar ağı tarafından saniyeler içinde emilir.
2. Karaciğer Detoksu: Emilen ozon, Portal Ven sistemi aracılığıyla doğrudan karaciğere taşınır. Bu, özellikle karaciğerin detoks kapasitesini artırmak için eşsiz bir avantajdır.
3. Sistemik Etki: Karaciğerden sonra tüm dolaşıma katılarak, tıpkı kan ozonlaması (Major Ozon) gibi tüm vücutta oksijenlenmeyi artırır.
Kimler İçin İdealdir?
Bu yöntem, aşağıdaki durumlarda Altın Standart olabilir:
● İğne Fobisi Olanlar: Kan aldırmaktan korkanlar için %100 iğnesiz bir çözümdür.
● Zor Damar Yolu: Kemoterapi geçmişi olan veya yapısal olarak damarları çok ince/zor bulunan hastalar.
● Bağırsak Sorunları: Ülseratif Kolit, Crohn, İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS), Kronik Kabızlık veya Candida (Mantar) sorunu olanlarda lokal iyileştirici etki hedeflenir.
● Karaciğer Desteği: Karaciğer yağlanması veya enzim yüksekliği olanlar.
Uygulama Süreci: Konforlu ve Hijyenik
● Süre: İşlem sadece 5-10 dakika sürer.
● Ekipman: Her hasta için tek kullanımlık, ince ve steril özel kateterler kullanılır.
● Hissiyat: Ağrı veya acı yoktur. Hasta işlem biter bitmez sosyal hayatına dönebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: İşlemden sonra gaz kaçırma veya tuvalet ihtiyacı olur mu?
● Cevap: Hastaların en büyük endişesi budur ama korkulacak bir durum yoktur. Ozon
gazı bağırsak duvarından saniyeler içinde emilir. İşlem bittiğinde içeride sizi rahatsız
edecek veya dışarı sızacak bir gaz kalmaz. İşlemden hemen sonra tuvalete gitme
ihtiyacı hissetmezsiniz, güvenle işinize veya sosyal hayatınıza dönebilirsiniz.
● Soru: İşlem hijyenik midir ? Utanılacak bir durum olur mu?
● Cevap: Kesinlikle hijyeniktir. Kullanılan tüm setler kişiye özel, steril ve tek
kullanımlıktır. İşlem, tıbbi mahremiyet kurallarına uygun olarak, üzeriniz örtülü bir
şekilde ve son derece kısa sürede (5 dk) tamamlanır. Sizi utandıracak bir durum
oluşmaz.
● Soru: Koku olur mu?
● Cevap: Hayır. İşlem kapalı sistemle yapılır ve gaz tamamen emilir. Dışarıya herhangi
bir koku yayılmaz.
● Soru: Öncesinde lavman (bağırsak temizliği) gerekir mi?
● Cevap: Genellikle hayır. İşlemden önce tuvalet ihtiyacınızı gidermiş olmanız yeterlidir.
Özel bir lavman hazırlığına kesinlikle gerek yoktur.
● Soru: Fiyat bilgisi nedir?
● Cevap: Rektal ozon uygulamasında net fiyatlandırma seans sayısına göre belirlenir.
Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat paylaşılmamaktadır.
İğnesiz Sağlık Mümkün
Damar yolu stresi yaşamadan ozonun şifasından faydalanmak için kliniğimiz ile görüşebilirsiniz.

0078_Radiesse-1--1200x800.png

Radiesse; FDA onaylı Kalsiyum Hidroksiapatit (CaHA) mikroküreciklerinden oluşan, amacı dolgu yapmak değil, cildi biyolojik olarak onarmak olan güçlü bir kollajen uyarıcıdır. Ciltteki fibroblastları tetikleyerek sıkılaşma ve lifting etkisi sağlar. Nişantaşı’ndaki kliniğimizde, Radiesse’yi hacim vermek için değil, “Hyperdilute” (seyreltilmiş) teknikle doku kalitesini artırmak ve cildi yeniden yapılandırmak için uyguluyoruz.
Radiesse Nedir?
Radiesse, estetik tıpta rejeneratif (yenileyici) tedaviler sınıfında yer alan, FDA onaylı bir biyostimülatördür. İçeriğindeki CaHA (Kalsiyum Hidroksiapatit) mikro kürecikleri, cildin yapı iskelesini oluşturur. Klasik hyalüronik asit dolguların aksine sadece su tutarak hacim vermez; dokunun biyolojik olarak gençleşmesini sağlar.
Temel etkileri şunlardır:
● Kollajen Sentezi: Tip I ve Tip III kollajen üretimini güçlü şekilde uyarır.
● Elastin Artışı: Cilde esnekliğini geri kazandıran elastin liflerini çoğaltır.
● Dermal Kalınlaşma: İncelmiş cildi kalınlaştırır ve kalitesini artırır.
Hangi Uygulama Sizin İçin Uygun? (Tedavi Karşılaştırma Rehberi)
Cildinizin ihtiyacına en doğru kararı verebilmek için Radiesse’nin diğer popüler işlemlerden farkını aşağıda inceleyebilirsiniz:
1. Radiesse (CaHA Biyostimülatör)
● Ana Amaç: Cilt kalitesini artırmak, sıkılaştırmak ve uzun vadeli doku iyileşmesi sağlamak.
● Etki Mekanizması: Biyostimülasyon (Kendi kollajenini ürettirme).
● Kalıcılık: Ortalama 12-18 ay.
● Kimler İçin? Cildinde gevşeme, elastikiyet kaybı olan ve yapay bir şişkinlik istemeyenler için.
2. Klasik Dolgular (Hyalüronik Asit)
● Ana Amaç: Hacim kaybını yerine koymak ve yüzü şekillendirmek (Örn: Elmacık kemiği, çene ucu).
● Etki Mekanizması: Fiziksel boşluk doldurma.
● Kalıcılık: 6-12 ay.
● Kimler İçin? Belirgin hacim eksikliği yaşayanlar veya yüz hatlarını keskinleştirmek isteyenler için.
3. Gençlik Aşıları (Saf HA / Mezoterapi)
● Ana Amaç: Cildi nemlendirmek ve parlaklık vermek.
● Etki Mekanizması: Yüzeysel hidrasyon.
● Kalıcılık: 3-6 ay.
● Kimler İçin? Kuru, mat ve neme ihtiyaç duyan ciltler için.
Cilt Neden Yaşlanır? CaHA Neden Bu Kadar Etkili?
Yaşlanma süreciyle birlikte cildin fabrikası olan fibroblast hücreleri uyku moduna geçer. Bunun
sonucunda cilt gevşer, incelir ve sarkar.
Radiesse’nin içindeki CaHA kürecikleri, dermise yerleştirildiğinde bir “iskelet” görevi görür.
Fibroblastlar bu küreciklere tutunarak yeniden genç bir hücre gibi çalışmaya başlar. Histolojik
çalışmalarda, uygulama sonrası bölgede yoğun ve yeni kollajen ağları oluştuğu kanıtlanmıştır.
Hyperdilute Radiesse Nedir?
Kliniğimizde en sık uyguladığımız yöntem Hyperdilute (Seyreltilmiş) Radiesse tekniğidir. Bu
yöntemde ürün, kişiye özel oranlarda seyreltilerek bir “biyolojik uyarıcı” haline getirilir.
Hyperdilute Tekniğinin Avantajları:
● Hacim vermeden sadece sıkılaşma sağlar.
● Boyun, dekolte gibi geniş alanlarda güvenle kullanılır.
● Cilt tonunu ve elastikiyetini belirgin şekilde düzeltir. Hangi Bölgelerde Kullanılır?
● Boyun & Dekolte: “Tech-neck” çizgileri, yatay halkalar ve güneş hasarı.
● Yüz (Orta-Alt): Yanaklardaki gevşeme ve akordeon çizgileri.
● El Sırtı: Damarlı görünümün azaltılması ve el gençleştirme.
● Vücut: Kol içi sarkmaları ve karın gevşekliği (özellikle doğum sonrası).
⚠️ Radiesse ile Jawline Yapıyor Muyuz?
Hayır. Bu konudaki yaklaşımımız nettir.
Klinik pratiğimde Radiesse’yi jawline (çene hattı) volumetrik şekillendirme amacıyla kullanmıyorum.
Radiesse benim için üst düzey bir “cilt kalitesi ve sıkılaşma” ajanıdır. Çene hattı şekillendirme için
daha güvenli, geri döndürülebilir ve şekil verilebilir olan Hyaluronik Asit (HA) dolguları tercih ediyorum.
Nasıl Uygulanır ?
Uygulama, ucu künt kanüllerle yapılır ve ortalama 15-20 dakika sürer.
Radiesse, sosyal hayatı kesintiye uğratmayan bir işlemdir. İşlem sonrası belirgin bir kızarıklık olmadığı
için gününüze kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Radiesse ile Güçlü Kombinasyonlar
Radiesse tek başına etkilidir ancak bütüncül bir sonuç için şu tedavilerle kombine edilebilir:
● Botoks Tedavisi: Radiesse yüzün orta ve alt bölümündeki cildi sıkılaştırırken, Botoks üst yüzdeki mimik kırışıklıklarını açarak pürüzsüzlük sağlar. Bu iki işlem kombine edilerek yapılabilir.
● Mezoterapi / Gençlik Aşıları: Radiesse cildin iskeletini kurarken, hyalüronik asit bazlı
mezoterapiler cilde nem ve parlaklık verir. İkisi birlikte hem sıkı hem de ışıldayan bir cilt görünümü sunar.
Klinik Yaklaşımımız ve Konfor
Tedavi sürecinde hasta konforu ve güvenliği temel önceliğimizdir.
● Ağrı Yönetimi: Anesteziyoloji kökenli bir yaklaşım benimsediğimiz için, işlem sırasında ağrı
hissini minimize edecek özel protokoller uygulanır.
● Kişiye Özel Planlama: Her cilt yapısı farklıdır. Bu nedenle hazır protokoller yerine, doku
kalınlığına ve ihtiyacına göre hesaplanmış kişiye özel seyreltme oranları tercih edilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Radiesse bir dolgu mudur? Teknik olarak dolgu sınıfındadır ancak biz kliniğimizde onu
“Biyostimülatör” (cilt uyarıcı) olarak kullanıyoruz. Amacımız yüzü şişirmek değil, sıkılaştırmaktır.
2. İşlem sonrası topaklanma olur mu? Hyperdilute (seyreltilmiş) teknikte ve kanül kullanımında
topaklanma riski son derece düşüktür. Homojen bir yayılım sağlanır.
3. Radiesse eritilebilir mi? Hyalüronik asit dolgular gibi özel bir enzimle (hyaluronidaz) anında
eritilemez. Bu yüzden tecrübeli ellerde, doğru dozda yapılması çok kritiktir. Yanlış uygulamaların geri
dönüşü zordur.
4. Kaç seans gerekir? Genellikle tek seans yeterli olur. Ancak ileri düzeyde elastikiyet kaybı olan
hastalarda 4-6 hafta sonra ikinci bir seans planlanabilir.
5. Etkisi ne zaman görülür? İlk ışıltı hemen fark edilse de asıl kollajen üretimi 4. haftada başlar.
Nihai sonuç 3. ayda en üst seviyeye ulaşır.
6. İşlem ağrılı mıdır? Karışımın içine lokal anestezik eklendiği ve kanül tekniği kullanıldığı için işlem
oldukça konforludur.
7. Etki süresi ne kadardır? Kişinin metabolizmasına ve yaşına bağlı olarak ortalama 12-18 ay
kalıcılığı vardır.
8. Hangi yaş grubu için uygundur? Genellikle 30 yaş sonrası, kolajen üretiminin azalmaya başladığı
ve ilk gevşemelerin görüldüğü dönemden itibaren her yaş grubuna uygulanabilir.

0080_prp-1--1200x800.png

PRP (Platelet Rich Plasma – Trombositten Zengin Plazma); kişinin kendi kanından elde edilen ve doku onarımını sağlayan “büyüme faktörlerinin” yüksek yoğunlukta ayrıştırılarak, ihtiyaç duyulan bölgeye (saç, cilt, eklem) geri verilmesi işlemidir. Ancak her PRP aynı değildir. Kliniğimizde basit laboratuvar tüpleri yerine; trombositleri canlı tutan ve konsantrasyonunu artıran Sertifikalı Medikal Kitler kullanır. Bu sayede PRP’ den alacağınız verimin maksimuma ulaşması sağlanır.
PRP Nasıl Çalışır ?
Kanımızdaki trombositler, bir yerimiz kesildiğinde orayı iyileştiren tamirci hücrelerdir.
1. Kan Alımı: Özel kit içerisine kanınız alınır.
2. Ayrıştırma: Santrifüj cihazında çevrilerek kırmızı kan hücreleri atılır, geriye sadece büyüme faktörleri (Growth Factors) açısından zengin plazma kalır.
3. Onarım: Bu plazma cilde, saça veya dize verildiğinde vücuda güçlü bir onarım sinyali gönderir.
1. Saç İçin PRP Tedavisi
Saç dökülmesinin en yaygın ve güvenilir destek tedavisidir.
● Ne Yapar? Saç köklerini besler, kan dolaşımını artırır ve incelmiş saç tellerini kalınlaştırır.
● Kimler İçin? Mevsimsel dökülme yaşayanlar, saçları cansız olanlar ve saç ekimi sonrası
destek isteyenler.
● Not: Eğer genetik dökülmeniz çok ileri seviyede ise veya saç derisinde yoğun
kaşıntı/inflamasyon varsa, daha uygun bir tedavi olan Sanakin (Akıllı Plazma) veya Otolog
Mikrogreft önerilebilir.
2. Cilt ve Yüz İçin PRP (Vampire Facial)
Cildin matlığını almak ve doğal bir parlaklık kazandırmak için idealdir.
● Ne Yapar? Kolajen üretimini tetikler, gözenekleri sıkılaştırır, ince kırışıklıkları açar ve cilde “nemli” bir görünüm verir.
● Kimler İçin? Cildinde yorgunluk, matlık ve hafif elastikiyet kaybı olanlar.
● Not: Derin akne izleri veya Roza hastalığınız varsa PRP yerine Sanakin Cilt Tedavisi daha uygun olabilir.
3. Diz ve Eklem İçin PRP
Ortopedide kireçlenme ve sporcu yaralanmalarında sıkça kullanılır.
● Ne Yapar? Eklem içindeki kıkırdak hasarını onarmaya yardımcı olur, menisküs dokusunu
besler ve hareketi rahatlatır.
● Kimler İçin? Başlangıç seviyesinde kireçlenmesi (Evre 1-2) olanlar ve spor yaralanmaları.
● Not: Eğer dizinizde şiddetli ağrı ve şişlik (yangı) varsa, PRP’den önce yangıyı söndürmek için
Sanakin (Doğal Kortizon) tedavisi gerekebilir.
Tedavi Protokolü
● Süre: Kan alma ve hazırlama dahil toplam 30 dakika sürer.
● Seans Sayısı: Genellikle 2-3 hafta arayla 3 seanslık kürler önerilir. Sonrasında 6 ayda bir hatırlatma dozu gerekebilir.
● Acı/Ağrı: Saç ve cilt uygulamalarında anestezik krem kullanılır. Diz uygulamaları Dr. Şahin’in özel teknikleriyle son derece konforludur.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Her PRP aynı mıdır?
● Cevap: Kesinlikle hayır. Basit kan tüpleriyle yapılan PRP’ de trombositler
parçalanabilir ve etkisi düşük olur. Bizim kullandığımız Medikal Kitler, trombositleri
canlı tutar ve tedavi edici doza ulaşılmasını sağlar.
● Soru: Yan etkisi var mı?
● Cevap: PRP %100 kendi kanınızdan elde edildiği için alerji veya yan etki riski yoktur.
Sadece enjeksiyon yerinde geçici kızarıklık olabilir.
● Soru: Etkisi ne zaman görülür?
● Cevap: Ciltte parlaklık genellikle ilk seanstan sonra fark edilir. Saç dökülmesinde
azalma ve diz ağrısında hafifleme ise genellikle 3. seanstan sonra belirginleşir.
● Soru: Fiyat neye göre değişir?
● Cevap: Fiyatı belirleyen en önemli faktör kullanılan kitin kalitesidir. Kliniğimizde
sadece CE belgeli ve sağlık bakanlığı onaylı tıbbi kitler kullanılır.
Doğal Onarım Sürecini Başlatın
Hangi PRP protokolünün veya alternatif tedavilerin size uygun olduğunu öğrenmek için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşebilirsiniz.

2026 © Ömer Fatih Şahin - Aesthetic & Wellness

Call Now Button