0082_profhilo-structura-1--1200x800.png

Profhilo Structura, Profhilo ailesinin en yeni üyesidir. Klasik Profhilo cildi onarırken; Structura, cilt altındaki yağ dokusunu (adipoz dokuyu) hedef alır. Yüzdeki çökme, boşalma ve derin sarkmaları, dolgu gibi hacim vermeden toparlamayı (Lipolifting) hedefler. Nişantaşı kliniğimizde, yüz ovalini yeniden şekillendirmek için genellikle kanül tekniğiyle uygulanır.
Profhilo Structura Nedir? (Lipolifting Etkisi)
Yaşlanma sadece ciltte değil, cildin altındaki “yağ yastıkçıklarında” da olur. Bu yastıkçıklar eriyince ve yer çekimiyle aşağı kayınca yüz sarkar ve çöker. Profhilo Structura, işte bu yaşlanan yağ dokusunu onarmak için geliştirilmiş, dünyadaki ilk ve tek enjekte edilebilir “Yağ Dokusu Rejenerasyon” ürünüdür.
Klasik Profhilo’dan Farkı:
● Profhilo: Cildi (Dermis) sıkılaştırır.
● Structura: Cilt altını (Hipodermis/Yağ Dokusu) destekler ve yukarı taşır.
Nasıl Etki Eder? (Doku Desteği)
Structura, patentli NAHYCO® teknolojisi ile üretilen yüksek yoğunluklu Hyalüronik Asit içerir. Cilt altına verildiğinde:
1. Yağ Hücresi Desteği: Yağ hücrelerinin (adipositlerin) kalitesini artırarak yüzdeki “boşalmış/sönük” görüntüyü onarır.
2. Lifting Etkisi: Cilt altı bağlarını güçlendirerek yüzü yanlardan yukarı doğru (Lateral Lifting) toparlar.
3. Doğal Kontür: Dolgu gibi yapay bir şişkinlik yapmaz, yüzün kendi doğal kontürünü geri kazandırır.
Kimler İçin İdealdir?
Bu tedavi, “Yüzüm zayıfladı, yanaklarım çöktü ama dolgu istemiyorum” diyenler içindir:
● Yüzünde hacim kaybı ve çökme başlayanlar.
● Yanakları aşağı doğru sarkanlar.
● Çene hattı (Jawline) belirsizleşenler.
● Yüzü “yorgun ve sönük” görünenler.
Uygulama Yöntemi
Klasik Profhilo 5 nokta (iğne) ile yapılırken; Structura genellikle kanül (ucu künt iğne) ile yapılır.
● Neden Kanül? Ürünü daha derine (yağ dokusuna) güvenle yaymak ve morluk riskini sıfıra
indirmek için.
● Süre: İşlem yaklaşık 15-20 dakika sürer.
Sıkça Sorulan Sorular (Detaylı Karşılaştırma)
1. Klasik Profhilo ile Profhilo Structura arasındaki fark nedir? Bu, en sık sorulan sorudur. İkisi
kardeş üründür ama görev yerleri farklıdır:
● Klasik Profhilo: Cildin üst ve orta katmanını (Dermis) hedefler. Cildi nemlendirir, parlatır ve
ince kırışıklıkları açar. (Yüzey Kalitesi).
● Profhilo Structura: Cildin altındaki yağ dokusunu (Hipodermis) hedefler. Eriyen yağ
yastıkçıklarını onarır ve yüzü yukarı taşır. (Derin Destek ve Lifting).
● Özetle: Biri cildi güzelleştirir, diğeri yüzü toparlar.
2. Bu bir dolgu mudur? Hayır. Dolgu, boşluğu dolduran bir jelleme maddesidir. Structura ise dokuyu
onaran akışkan bir biyostimülandır. Dolgu gibi sert değildir, yüzünüzü şişirmez. Sadece dokuyu
canlandırarak doğal bir dolgunluk hissi verir.
3. Hangisini seçmeliyim? Eğer sorununuz sadece kuruluk ve matlık ise Klasik Profhilo. Eğer
sorununuz yanak çökmesi, sarkma ve yüz hattının bozulması ise Profhilo Structura. Çoğu
hastamızda “Sandviç Tekniği” ile her ikisini kombine ederek (Multilayer) tam bir gençleşme sağlıyoruz.
4. Yüzümü genişletir mi? Hayır. Dolgular bazen yüzü genişletebilir ama Structura’nın amacı yüzü
“yukarı taşımak”tır (Lipolifting). Yüz ovalini daha net ve keskin hale getirir.
5. İşlem sonrası morluk olur mu? Structura genellikle kanül ile uygulandığı için iğneli işlemlere göre
morluk riski çok daha düşüktür. Sosyal hayata hemen dönülebilir.
6. Fiyat bilgisi nedir? Uygulanacak seans sayısına göre değişir. Yasal mevzuat gereği web sitemizde
fiyat veremiyoruz, kliniğimizden detaylı bilgi alabilirsiniz.

0083_Profhilo-2--1200x800.png

Profhilo, cilde hacim vermeden sıkılaşma ve nem sağlayan, saf Hyalüronik Asit içeren patentli bir “Bioremodeling” (Cilt Yapılandırma) tedavisidir. Dolgu değildir; kimyasal çapraz bağ (BDDE) içermez. Nişantaşı kliniğimizde, yüzün sadece 5 biyolojik noktasına (BAP Tekniği) uygulanarak cildin yaşlanma sürecini yavaşlatmayı hedefler.
Profhilo Nedir? (Neden “Akıllı” Dolgu Deniyor?)
Profhilo, estetik tıpta yeni bir kategori yaratmıştır. Klasik dolgular hacim ve köntur verir, mezoterapiler besler. Profhilo ise cildi “dönüştürür”. İçeriğinde dünyadaki en yüksek Hyalüronik Asit konsantrasyonlarından biri (64mg/2ml) bulunur. Ancak bu, dolgulardaki gibi kimyasallarla değil, özel bir ısıl işlemle (NAHYCO® Teknolojisi) birbirine
bağlanmıştır. Sonuç olarak cilt altına yayılan, topaklanmayan ve tüm yüzü içeriden nemlendirip sıkılaştıran bir “biyolojik ağ” oluşur.
Nasıl Etki Eder? (4 Farklı Dokuyu Onarmak)
Profhilo sadece cildi değil, cilt altındaki yağ dokusunu da destekler.
1. Bio-Stimülasyon: Fibroblast hücrelerini uyararak 4 farklı tipte (Tip I, III, IV, VII) Kolajen ve Elastin üretimini tetikler.
2. İskelet Desteği: Cildin gevşeyen iskeletini (Ekstraselüler Matriks) yeniden örer.
3. Derin Nem: Kendi ağırlığının 1000 katı su tutarak cildi içeriden dışarıya nemlendirip daha pürüzsüz gösterir.
Uygulama Yöntemi: BAP (5 Nokta) Tekniği
Profhilo’nun en sevilen özelliği, uygulama konforudur. Yüzün tamamına iğne batırılmaz. Yüzün her iki yarısında, sinir ve damarlardan uzak, ürünün en iyi yayılacağı 5 Biyo-Estetik Nokta (BAP) belirlenir.
● Avantajı: Ağrı minimaldir, morluk riski çok düşüktür, işlem sadece 10 dakika sürer.
Kimler İçin İdealdir ?
● Yüzüm şişmesin, ifadem değişmesin ama cildim sıkılaşsın diyenler.
● Yüz, boyun, el sırtı ve kollarda gevşeme/sarkma başlayanlar.
● İnce kırışıklıkları ve kuru cildi olanlar.
● Dolgu yaptırmaktan korkan ama yaşlanma karşıtı önlem almak isteyenler.
Tedavi Protokolü
1. Seanslar: Standart protokol 1 ay arayla 2 seanstır. Çok yıpranmış ciltlerde 2 ay sonra 3. seans eklenebilir.
2. Etki Süresi: Etki, 2. seanstan sonra maksimuma ulaşır ve ortalama 6-9 ay devam eder. Yılda 1 veya 2 kez hatırlatma dozu önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular (Detaylı Bilgilendirme)
1. Profhilo bir dolgu mudur? Hayır. Dolgular (Filler), elmacık kemiği yapmak veya çene uzatmak gibi
“şekil vermek” için kullanılır. Profhilo ise cildi onarmak, sıkılaştırmak ve kalitesini artırmak için
kullanılır. Yüzünüze hacim vermez, sadece dokuyu toparlar.
2. İşlem ağrılı mıdır? (BAP Tekniği) Diğer mezoterapilere göre çok daha konforludur. Çünkü yüzün
tamamına iğne batırılmaz; sadece 5 özel noktaya (BAP Tekniği) enjeksiyon yapılır. Öncesinde
sürülen anestezik krem ile his neredeyse sıfıra iner.
3. Profhilo Structura nedir? Klasik olandan farkı ne? Kliniğimizde uygulanan yeni Profhilo
Structura, özellikle “yağ dokusu kaybı” olan, yüzü çökmüş veya “yanakları boşalmış” hastalarda
kullanılır. Daha derin katmana etki ederek yüzü hafifçe toparlar (Lipolifting). Hangi formun size uygun
olduğuna muayenede karar verilir.
4. Hangi yaşta başlanmalı?
● 30-40 Yaş: Koruma amaçlıdır. Cildin kolajen kaybını yavaşlatır ve ışıltı verir.
● 40 Yaş Üstü: Onarım amaçlıdır. Sarkmaları toparlar ve elastikiyet kaybını giderir. Her yaş
grubu için farklı bir faydası vardır.
5. Boyun ve El gençleştirmede etkili mi? Evet. Profhilo, dünyada boyun çizgileri ve el sırtı
yaşlanması için en çok tercih edilen, ödüllü ürünlerden biridir. Bu bölgelerdeki ince deriyi kalınlaştırır
ve pürüzsüzleştirir.
6. İşlemden sonra işe dönebilir miyim? Evet. “Öğle arası” yapılabilecek bir işlemdir. Enjeksiyon
noktalarında sivrisinek ısırığına benzer minik kabarıklıklar olabilir, bunlar ürün yayıldıkça (yaklaşık
12-24 saat içinde) tamamen kaybolur.
7. Botoks ile aynı anda yapılır mı? Evet. Botoks kasları gevşeterek kırışıklığı açarken, Profhilo cildi
sıkılaştırır. İkisi birlikte (kombine tedavi) yapıldığında çok daha dinamik ve taze bir sonuç alınır.
8. Kimlere uygulanmaz? Hamilelik, emzirme ve uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon durumlarında
uygulanmaz.
9. Fiyat bilgisi nedir? Uygulanacak bölge sayısı (Yüz+Boyun vb.) ve seans planına göre değişir.
Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat veremiyoruz, kliniğimizden bilgi alabilirsiniz.

0085_PN-1--1200x800.png

PN (Polinükleotit), somon DNA’sından elde edilen uzun zincirli, yüksek viskoziteli ve Class III Tıbbi Cihaz onaylı biyostimülanlardır. PDRN’den çok daha güçlü bir yapıya sahiptir. Cildin gevşemiş iskeletini yeniden kurmak, göz altı çökme/morluklarını tedavi etmek ve derin elastikiyet kaybını onarmak için Nişantaşı kliniğimizde uygulanan “Altın Standart” protokoldür.
PN (Polinükleotit) Nedir? , Neden Altın Standart ?
Cildimiz yaşlandıkça sadece nemini değil, onu ayakta tutan taşıyıcı kolonlarını (kolajen ve elastin) kaybeder. PN Tedavisi, bu kolonları yeniden inşa eden mimari bir çalışmadır.
PDRN’ den Farkı Nedir? PDRN cildin “sıvasını” onarırken, PN cildin “tuğlasını ve demirini” koyar.
● Uzun Zincir Yapısı: Cilt altında daha uzun süre kalır.
● Yüksek Viskozite: Cildi yukarı kaldırma (lifting) kapasitesi vardır.
● Class III Onayı: Sadece kozmetik bir ürün değil, güvenliği ve etkinliği kanıtlanmış, enjekte edilebilir bir Tıbbi Cihazdır.
Hangi Bölgelerde Mucize Yaratır?
1. Göz Çevresi (En Güvenli Onarım)
Göz altı, yüzün en riskli bölgesidir. PN, su tutup şişme (ödem) yapmadığı için göz çevresinde dolguya en güçlü alternatiftir.
● Morluk görünümünü azaltır.
● İnce deriyi kalınlaştırıp damar görünümünü gizler.
● Kaz ayaklarını açar.
2. Boyun ve Dekolte (Tech-Neck)
Telefona bakmaktan oluşan yatay boyun çizgilerini ve dekoltedeki kuru/buruşuk görünümü, içeriden yapılandırarak açar.
3. Yüz Geneli (Lifting)
Yanaklardaki sarkma ve gözenek açıklığında, cildi sıkılaştırarak filtresiz bir doku sağlar.
Tedavi Süreci
1. Uygulama: İşlem öncesi anestezik krem sürülür. PN jel formundadır; çok ince iğnelerle veya
kanülle cilde uygulanır. Yaklaşık 15-20 dakika sürer.
2. Protokol: Hasarın boyutuna göre 2-3 hafta arayla 3 seans önerilir.
3. Konfor: PDRN’ e göre daha yoğun kıvamlı olduğu için işlem sırasında cilt altında hafif bir dolgunluk
hissedilir
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Neden PDRN değil de PN seçmeliyim? Eğer amacınız sadece “nem ve parlaklık” ise PDRN
yeterlidir. Ancak amacınız “sıkılaşma, lifting ve derin kırışıklık tedavisi” ise PN (Polinükleotit) tıbbi
olarak çok daha üstün ve kalıcıdır.
2. Bu bir dolgu mudur? Hayır. PN, hyalüronik asit dolgusu değildir. Yüzünüze yapay bir hacim
vermez, ifadenizi değiştirmez. Cildinizin kendi dokusunu onararak doğal bir hacim (biyolojik lifting)
kazanmasını sağlar.
3. Güvenli midir? (Class III Nedir?) Evet. Kliniğimizde kullanılan PN ürünleri, Avrupa ve Türkiye
standartlarında Class III Tıbbi Cihaz sertifikasına sahiptir. Bu, ürünün enjeksiyon için %100 güvenli,
steril ve yüksek saflıkta olduğunu garanti eder.
4. Etkisi ne kadar sürer? Tam kür (3 seans) uygulandığında, elde edilen yapılandırma etkisi 9-12 ay
boyunca devam eder. Cildin biyolojik yaşı geri çekildiği için etkisi uzun vadelidir.
5. Göz altında topaklanma yapar mı? Hayır. PN akışkan bir jeldir, dolgular gibi topaklanma riski
taşımaz. Göz altı gibi ince derili bölgeler için en güvenli seçenektir.
6. Fiyat bilgisi nedir? Kullanılan PN ürününün teknolojisi ve seans sayısına göre değişir. Yasal
mevzuat gereği web sitemizde fiyat veremiyoruz, kliniğimizden detaylı bilgi alabilirsiniz.

0086_plinest-2--1200x800.png

Plinest ve Newest, somon DNA’ sından elde edilen Polinükleotit (PN) teknolojisiyle geliştirilmiş, cildi hücresel düzeyde onaran yeni nesil biyostimülanlardır.
Kliniğimizde; göz çevresi sorunları için Plinest Eye, derin doku onarımı için Plinest, yoğun nem ve ışıltı için Newest protokolleri, hastanın ihtiyacına göre kişiselleştirilerek uygulanır.
Plinest Ailesi Nedir?
Cildimiz yaşlandıkça ve çevresel faktörlere maruz kaldıkça DNA onarım kapasitesi düşer. Plinest ürün ailesi, somon balığı DNA’ sından elde edilen yüksek saflıktaki Polinükleotitler (PN) sayesinde cilde “kendini tamir et ve yenile” sinyali gönderir. Klasik mezoterapilerden farkı: Cildi sadece beslemez; fibroblast hücrelerini uyararak biyolojik onarım sürecini başlatır.
Ürün Grubu ve Kullanım Alanları
Dr. Ömer Fatih Şahin, cilt analizine göre bu teknolojinin 3 farklı formundan birini seçer:
1. Plinest (Klasik): Doku Yapılandırıcı
En yüksek polinükleotit konsantrasyonuna sahip olan formdur. 2ml enjektör içerisinde 40 mg PN bulunur.
● Görevi: Derin doku onarımı ve sıkılaşma.
● Kullanım Alanı: Akne izleri (skar), geniş gözenekler, çatlaklar ve elastikiyet kaybı olan bölgeler. Cildi kalınlaştırmayı ve dayanıklılığını artırmayı hedefler.
2. Plinest Eye: Göz Çevresi Özel
Göz çevresi gibi ince ve hassas derili bölgeler için özel olarak formüle edilmiştir. 2ml
enjektörde 15 mg PN bulunur.
● Görevi: Göz çevresini onarmak ve aydınlatmak.
● Kullanım Alanı: Göz altı morlukları, torbalanma eğilimi, kaz ayakları ve yorgun görünüm. Işık dolgusu yerine biyolojik bir onarım arayanlar için uygundur.
3. Newest: “Nem ve Işıltı (Glow)”
Polinükleotit (PN) ile Hyalüronik Asit (HA) ve Mannitol’ün patentli kombinasyonudur. 2ml enjektörde 20 mg PN , 20 Mg HA bulunur.
● Görevi: Onarım + Yoğun Nem.
● Kullanım Alanı: Kuru, mat, nemsiz ciltler ve boyun/dekolte bölgesi. Cilde “su bombası” etkisi yaparak parlaklık ve canlılık kazandırır.
Tedavi Süreci
1. Uygulama: İşlem öncesi lokal anestezik krem uygulanır. Ürün, çok ince uçlu iğnelerle (mikroenjeksiyon) veya kanül tekniğiyle cilde uygulanır. İşlem süresi ortalama 15-20
dakikadır.
2. Protokol: Cildin hasar durumuna göre genellikle 2-3 hafta arayla 3 veya 4 seans önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Balık alerjisi olanlar yaptırabilir mi? Ürünler somon balığı DNA’sından elde edilir. Çok
yüksek saflıkta olsa da, ciddi balık alerjisi olan hastalara tedbir amaçlı uygulanmaz.
2. Dolgu etkisi yapar mı? Yüzüm şişer mi? Hayır. Hiçbir Plinest ürünü dolgu (hacim)
maddesi değildir. Yüzünüzü şişirmez, ifadenizi değiştirmez. Sadece cildin kalitesini artırarak
daha sıkı ve sağlıklı görünmesini sağlar.
3. Newest ile Plinest arasındaki fark nedir?
● Plinest: Saf PN içerir. Önceliği “sıkılaşma ve iz tedavisi”dir.
● Newest: PN ve Hyalüronik Asit içerir. Önceliği “nem, parlaklık ve ışıltı”dır. Hangi
ürünün cildinize uygun olduğuna muayene sırasında karar verilir.
4. Etkisi ne zaman görülür? İlk seanstan sonra ciltte bir rahatlama ve nem artışı hissedilir.
Asıl hücresel onarım, gözeneklerin sıkılaşması ve cilt kalitesinin artması 2. seanstan
itibaren belirginleşir.
5. İşlem sonrası morluk olur mu? Çoklu enjeksiyon yapıldığı için iğne giriş yerlerinde
minik, geçici morluklar veya 1-2 saat süren kabarıklıklar olabilir. Sosyal hayatı etkilemez.
6. Fiyat bilgisi nedir? Kullanılan ürün çeşidine (Eye, Newest vb.) ve seans sayısına göre
değişir. Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat paylaşamıyoruz, kliniğimizden bilgi
alabilirsiniz.

0088_PDRN-1--1200x800.png

PDRN (Polideoksiribonükleotit), somon DNA’ sından elde edilen ve cildin yüzeyel hasarlarını onarmaya yardımcı olan bir moleküldür. Genellikle “Somon DNA” olarak bilinir. Ancak günümüzde modern tıp, PDRN ‘in çok daha gelişmiş ve saf hali olan PN (Polinükleotit) tedavilerine geçiş yapmıştır. Kliniğimizde PDRN, daha çok yüzeysel canlılık için kullanılırken; asıl yapılandırma için Class III Tıbbi Cihaz onaylı PN protokolleri tercih edilmektedir.
PDRN Nedir? (Cildin İlk Yardım Çantası)
PDRN, cildin iyileşme mekanizmalarını destekleyen küçük DNA parçacıklarıdır. Tıpta uzun yıllar yara iyileşmesinde kullanılmıştır. Estetik dermatolojide ise cildin nemlenmesi, ince çizgi bakımı ve kızarıklık (roza) kontrolü için kullanılır.
Nasıl Çalışır? PDRN, kısa zincirli yapısı sayesinde hücre yüzeyindeki reseptörlere bağlanarak
“yangıyı söndür” ve “iyileş” emri verir. Bu, cildin daha sakin ve nemli görünmesini sağlar.
Kritik Ayrım: PDRN mi, PN mi? (Class III Farkı)
Hastalarımızın en çok karıştırdığı konu budur. Türkiye’de ve dünyada; cilde enjekte edilen ürünlerin “Class III Tıbbi Cihaz (Medical Device)” sertifikasına sahip olması, o ürünün güvenliği ve etkinliği için altın standarttır.
1. PDRN (Kısa Zincir): Genellikle kozmetik mezoterapi ürünlerinin içinde bulunur. Zincir yapısı kısadır. Cildi besler ama iskeletini kuramaz. Yüzeysel bir “cilalama” işlemidir.
2. PN (Polinükleotit – Uzun Zincir): PDRN’in çok daha yüksek molekül ağırlıklı, saflaştırılmış ve Class III onaylı formudur. Cilt altına girdiğinde bir iskelet gibi çalışır, dokuyu yukarı kaldırır ve derinlemesine yapılandırır.
Özetle: PDRN cildin “pansumanı”, PN ise cildin “mimarıdır”.
PDRN Kimler İçin Mantıklıdır?
Eğer hedefiniz derin bir gençleşme veya sarkma tedavisi değilse, sadece cildinizi “ferahlatmak” istiyorsanız PDRN uygun olabilir:
● Cildinde sadece kuruluk ve matlık olanlar.
● Hafif akne izleri ve yüzeysel kızarıklığı olanlar.
● Daha ekonomik ve giriş seviyesi bir bakım arayanlar.
Ancak; göz altı morluğu, boyun çizgileri, elastikiyet kaybı ve derin akne izleri için PN (Polinükleotit) tedavisi tıbbi olarak daha güçlü ve doğru bir tercihtir.
Tedavi Süreci
1. Uygulama: PDRN solüsyonları çok akışkandır. Mezoterapi (çoklu iğneleme) yöntemiyle cildin üst tabakasına verilir.
2. Konfor: İşlem oldukça konforludur, anestezik krem ile ağrı hissedilmez. 15 dakikada tamamlanır.
3. Protokol: Genellikle 2 hafta arayla 3-4 seanslık kürler halinde uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. PDRN yaptırmak yerine PN yaptırmak daha mı iyidir? Çoğu durumda evet. PN (Polinükleotit),
PDRN’in daha gelişmiş, daha yoğun ve daha uzun süre etkili versiyonudur. Eğer bütçeniz ve hedefiniz
“gerçek bir biyolojik onarım” ise, doktorunuz sizi muhtemelen PN tedavisine yönlendirecektir.
2. PDRN bir dolgu mudur? Hayır. PDRN sıvı formdadır, hacim vermez. Yüzü şişirmez. Sadece cildi
nemlendirir ve sakinleştirir.
3. Güvenli midir? Evet. Somon DNA’sı insan DNA’sına çok benzer. Ancak enjeksiyon işlemlerinde
ürünün Class III sertifikası olması çok önemlidir. Kliniğimizde kullanılan ürünler bu güvenlik
standartlarına sahiptir.
4. Etkisi ne kadar sürer? PDRN’ in etkisi, PN’e göre daha kısa sürelidir. Genellikle cilde verdiği
parlaklık ve nem 3-6 ay kadar devam eder. PN tedavilerinde ise bu süre doku onarımı sağlandığı için
9-12 aya kadar uzayabilir.
5. Fiyat farkı var mı? Evet. PN (Polinükleotit) ürünleri, üretim teknolojisi ve tıbbi sertifikasyonları
(Class III) nedeniyle PDRN mezoterapilerine göre daha maliyetli ancak etkinlik/performans oranı çok
daha yüksek işlemlerdir.

0090_paris-isiltisi-1--1200x800.png

Paris Işıltısı (NCTF 135 HA); içeriğindeki 59 aktif madde (vitaminler, amino asitler, hyalüronik asit) ile cildin nem ve besin ihtiyacını karşılamayı hedefleyen kapsamlı bir mezoterapi ürünüdür. Özellikle göz çevresi, boyun ve yüz bölgesinde; mat görünümü gidermek ve cilt kalitesini artırmak amacıyla Nişantaşı kliniğimizde Nanosoft (mikro iğne) teknolojisiyle uygulanır.
Paris Işıltısı Nedir? (Hücresel Beslenme)
Cilt yaşlanması, dokunun sadece nemini değil, yapı taşlarını da kaybetmesiyle gelişen bir süreçtir. NCTF 135 HA (Paris Işıltısı), cildin ihtiyaç duyduğu bileşenleri tek bir formülde sunan, “Hücresel Beslenme” prensibine dayalı bir biyorevitalizasyon (biyolojik canlandırma) tedavisidir.
İçeriğindeki Bileşenler:
● 12 Vitamin: Hücresel fonksiyonları destekler.
● 24 Amino Asit: Protein (kolajen/elastin) üretimini destekler.
● 6 Koenzim: Biyokimyasal reaksiyonlara katkı sağlar.
● Mineraller & Antioksidanlar: Serbest radikallere karşı koruma sağlar.
● Serbest Hyalüronik Asit: Cildin nem kapasitesini artırır.
Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
Hekim değerlendirmesi sonrası, aşağıdaki cilt problemlerinde destekleyici tedavi olarak planlanabilir:
1. Mat ve Yorgun Görünüm: Cilt tonunun eşitlenmesi ve canlılık kazanması için.
2. Göz Çevresi Sorunları: İnce kırışıklıklar ve koyu halka görünümünün hafifletilmesi için.
3. İnce Kırışıklıklar: Cildin nemlendirilerek elastikiyetinin artırılması için.
4. Gözenek Problemleri: Cilt dokusunun sıkılaşmasına destek olmak için.
Uygulama Yöntemi: Nanosoft Teknolojisi
Bu protokolün uygulanmasında, klasik iğnelerin yanı sıra NanosoftTM adı verilen özel mikro iğneler
kullanılabilir.
● Özelliği: Saç teli kadar ince mikro iğneye sahiptir.
● Avantajı: Göz kapağı ve boyun gibi çok ince derili bölgelerde, ağrı hissini ve morluk riskini
minimize ederek konforlu bir uygulama sağlar.
Tedavi Protokolü
Cildin biyolojik onarım sürecini desteklemek için kür halinde uygulanması önerilir.
● Başlangıç: Genellikle 2 hafta arayla 3 seans.
● İdame: Elde edilen cilt kalitesini korumak için 3-6 ayda bir tek seans.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Botoks ile farkı nedir? Botoks kas aktivitesini azaltarak dinamik kırışıklıkları hedefler. Paris Işıltısı
ise cildi besleyerek doku kalitesini artırır. İkisi farklı mekanizmalara sahip, birbirini tamamlayan
işlemlerdir.
2. Göz kapağına uygulanabilir mi? Evet. Nanosoft iğne teknolojisi sayesinde, üst göz kapağı gibi
hassas bölgelere güvenle uygulanabilir.
3. Etkisi ne zaman görülür? Uygulama sonrası ciltte hidrasyon (nem) artışı başlar. Cilt tonunun
eşitlenmesi ve kalitenin artması, seanslar ilerledikçe (kümülatif olarak) belirginleşir.
4. İşlem sonrası kabarıklık olur mu? Uygulama tekniği gereği cilt yüzeyinde minik kabarıklıklar
(papüller) oluşabilir. Bu durum ürünün cilt altına yerleştiğini gösterir ve genellikle 12-24 saat içinde
kendiliğinden kaybolur.
5. Kimlere uygulanmaz? Hamilelik, emzirme, ürün bileşenlerine alerjisi olanlar ve uygulama
bölgesinde aktif enfeksiyonu olanlara yapılmaz.
6. Fiyat bilgisi nedir? Uygulanacak seans sayısına ve bölge genişliğine göre değişir. Yasal mevzuat
gereği web sitemizde fiyat paylaşamıyoruz, kliniğimizden bilgi alabilirsiniz.

0092_ozon-ana-sayfa-1--1200x800.png

Ozon tedavisi (Ozon Terapi); medikal ozon gazının (O3) kullanılarak bağışıklık sistemini güçlendirmek, kan dolaşımını artırmak, hücrelerin oksijenlenmesini sağlamak ve vücudu toksinlerden arındırmak amacıyla uygulanan, kanıtlanmış bir tamamlayıcı tıp yöntemidir. Günümüzde modern yaşamın getirdiği stres, kötü beslenme ve çevresel toksinler vücudumuzdaki oksijenlenmeyi azaltır. Bu durum kronik yorgunluğa, metabolizma yavaşlamasına ve erken yaşlanmaya davetiye çıkarır. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, bir Anesteziyoloji Uzmanı olarak; kan ve damar yolu konusundaki hassas tecrübesiyle ozon tedavisini en güvenli ve steril koşullarda uygular.
Ozon Tedavisi Ne İşe Yarar? (Biyolojik Etkileri)
Ozon, vücuda girdiği anda “biyolojik bir uyanış” etkisi yaratarak iyileşme mekanizmalarını tetikler:
1. Bağışıklık Aktivasyonu: Bağışıklık hücrelerini uyararak virüs ve bakterilere karşı vücut direncini artırır.
2. Oksijenlenme (Anti-Hipoksik): Kırmızı kan hücrelerinin dokulara oksijen taşıma kapasitesini artırır.
3. Anti-Aging ve Detoks: Vücudun kendi antioksidan sistemini devreye sokarak serbest radikalleri temizler.
4. Dolaşım Düzenleme: Kanın akışkanlığını artırır, damar sağlığını destekler.
Hangi Yöntem Sizin İçin Uygun? (Uygulama Türleri)
Ozon tedavisi tek bir yöntem değildir. İhtiyacınıza ve hastalığınıza göre farklı protokoller uygulanır. Detaylı bilgi için başlıklara tıklayabilirsiniz:
1. Major Ozon Tedavisi (Kan Yoluyla)
En yaygın ve temel yöntemdir. Hastadan alınan yaklaşık 100cc kanın, özel steril şişede ozonlanıp damardan geri verilmesi işlemidir.
● Kimler İçin: Genel bağışıklık güçlendirme, anti-aging, kronik yorgunluk ve metabolizma desteği isteyenler.
● Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız
2. Ardışık (Multipass) Ozon Tedavisi (İleri Düzey)
Major ozonun çok daha güçlü bir versiyonudur. Tek seansta kanın 3-5 kez (döngü) ozonlanarak geri verilmesi işlemidir.
● Kimler İçin: Ağır kronik yorgunluk, Lyme hastalığı, otoimmün rahatsızlıklar veya hızlı toparlanma (biohacking) isteyenler.
● Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız
3. Diz ve Eklem İçi Ozon (Lokal Uygulama)
Ozon gazının direkt olarak ağrılı eklem veya kas dokusuna enjekte edilmesidir.
● Kimler İçin: Diz kireçlenmesi (gonartroz), menisküs yırtığı, romatizmal ağrılar ve inatçı kas tutulmaları yaşayanlar.
● Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız
4. Rektal Ozon (Sistemik Alternatif)
Damar yolu bulunamayanlar, çocuklar veya iğne fobisi olanlar için; ozon gazının rektal yolla (bağırsaktan) verilmesidir. Kan ozonu kadar güçlü sistemik etki sağlar.
● Kimler İçin: Damar yolu zorluğu olanlar, Ülseratif Kolit/Crohn hastaları ve karaciğer detoksu isteyenler.
● Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız
5. Vajinal Ozon Tedavisi (Kadın Sağlığı)
Ozon gazının özel aparatlarla vajinal bölgeye uygulanmasıdır. Mantar ve enfeksiyonlarda güçlü bir dezenfeksiyon sağlar.
● Kimler İçin: Tekrarlayan vajinal mantar (Candida), inatçı akıntılar, genital uçuk (Herpes) ve vajinal kuruluk yaşayan kadınlar.
● Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız
Ozon Tedavisi Hangi Durumlarda Destek Sağlar?
Bu tedavi bir “mucize” değil, güçlü bir “destek” tedavisidir. Sıklıkla başvuran hasta grupları:
● Kronik Yorgunluk Sendromu: Sabah yorgun uyananlar ve enerjisi düşük olanlar.
● Fibromiyalji: Yaygın kas ağrıları yaşayanlar.
● Bağışıklık Düşüklüğü: Sık grip olanlar veya enfeksiyon riski taşıyanlar.
● Metabolizma Yavaşlığı: Kilo vermekte zorlananlar.
● Dolaşım Bozuklukları: Diyabetik ayak yaraları veya soğuk el-ayak şikayeti olanlar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Ozon tedavisi zayıflatır mı?
● Cevap: Ozon tedavisi tek başına bir zayıflama yöntemi değildir. Ancak kanın oksijen taşıma kapasitesini artırarak metabolizma hızını yükseltir ve vücudun yağ yakma
kapasitesini destekler. Diyet ve sporla birlikte uygulandığında kilo verme sürecini hızlandırdığı bilinmektedir.
● Soru: Kanser tedavisinde yeri var mıdır?
● Cevap: Ozon tedavisi kanseri doğrudan tedavi eden bir ilaç değildir. Ancak kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini azaltmak, vücut direncini artırmak ve
hücrelerin oksijenlenmesini sağlamak amacıyla tamamlayıcı (destekleyici) bir yöntem olarak onkolog onayıyla uygulanabilir.
● Soru: İşlem ağrılı mıdır?
● Cevap: Hayır. Major ozon uygulamasında sadece damar yolu açılırken sinek ısırığı kadar bir his olur. Ozon gazı kana karışırken herhangi bir ağrı veya yanma
hissedilmez.
● Soru: Etkisi ne zaman başlar?
● Cevap: Genellikle 3-4. seanstan sonra “sabahları daha dinç uyanma”, “uyku kalitesinde artış” ve “enerji yükselmesi” hissedilmeye başlanır. Tam etki kür bitiminde
görülür.
● Soru: Yan etkileri var mıdır?
● Cevap: Ozon, doğru dozda ve uzman hekim tarafından uygulandığında yan etkisi yok denecek kadar azdır. Nadiren geçici yorgunluk hissi olabilir. Ancak G6PD enzim
eksikliği (Favizm) olanlara ve kontrolsüz hipertiroidi hastalarına uygulanmaz.
Hücresel Sağlığınız İçin Randevu
Vücudunuzun iyileşme potansiyelini açığa çıkarmak için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek size özel ozon protokolünü belirleyebilirsiniz.

0093_otolog-mikrogreft-sac--1200x800.png

Otolog Mikrogreft Saç Tedavisi (Halk arasında Saç Aşısı veya Doku Aşısı); kulak arkasındaki dökülmemeye kodlanmış sağlıklı saç köklerinden elde edilen “progenitör (öncü) hücrelerin”, saçın seyrelmeye başladığı bölgelere transfer edilerek dökülmenin durdurulmasını ve saçların kalınlaşmasını sağlayan bir rejeneratif tedavidir.
Androgenetik Alopesi (Erkek/Kadın Tipi Dökülme) yaşayan ancak saç ekimi için henüz erken olan hastalar için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin tarafından uygulanan medikal tedavidir.
Neden Kulak Arkası? (Genetik Kodun Gücü)
Dikkat ederseniz, erkeklerde tepe bölgesi tamamen açılsa bile kulak arkasındaki (ense) saçlar dökülmez. Çünkü bu saçlar genetik olarak dökülmeye karşı dirençlidir.
● Tedavinin Mantığı: Biz bu güçlü köklerin etrafındaki canlı hücreleri ve sinyalleri alıp, tepedeki zayıf köklerin yanına ekiyoruz.
● Sonuç: Zayıf kökler, güçlü köklerden gelen bu sinyallerle (kök hücre iletişimi) uyanır ve tekrar kalınlaşmaya başlar.
Kimler İçin Uygundur?
Bu tedavi, “tamamen kel” olan bölgelerde saç çıkarmaz. Şu durumlarda mükemmel sonuç verir:
1. Dökülme Başlangıcı: Saçları incelen, hacim kaybeden ve “kafa derisi görünmeye başlayan” kişiler.
2. Kadın Tipi Dökülme: Saç ayrım çizgisi genişleyen kadın hastalar.
3. Saç Ekimi Destekçisi: Ekim yaptıran hastalarda; hem donör bölgenin (ense) hızlı iyileşmesi hem de ekilen saçların (greftlerin) tutunma oranını artırmak için.
4. Zamanı Olmayanlar: PRP gibi 6 seans gelmeye vakti olmayanlar için tek seanslık alternatiftir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Saçkıran (Alopesi Areata) için etkili midir?
● Cevap: Otolog Mikrogreft tedavisi temel olarak Genetik Dökülme (Androgenetik
Alopesi) için tasarlanmıştır. Bağışıklık sisteminin saç köklerine saldırdığı Saçkıran
(Alopesi Areata) durumunda, öncelikle hastalığın aktif döneminin durdurulması
gerekir. Bu durumlarda doktorunuz farklı bir medikal tedavi protokolü uygulayabilir.
● Soru: Saç ekimi yerine geçer mi?
● Cevap: Hayır. Eğer saç kökü tamamen ölmüş ve deri tamamen parlıyorsa tek çözüm
saç ekimidir. Mikrogreft tedavisi, var olan ama zayıflamış (incelmiş) saçları
kurtarmak ve kalınlaştırmak içindir.
● Soru: Tek seans yeterli mi?
● Cevap: Evet. Protokol tek seanstır. Etkisi biyolojik süreçle birlikte 3-4 ayda başlar ve
1 yıla kadar artarak devam eder. Hastanın durumuna göre 1 yıl sonra tekrarlanabilir.
● Soru: Arkada iz kalır mı?
● Cevap: Hayır. Alınan parçalar çok küçüktür. Dikiş atılmaz, bölge 2-3 günde tamamen
iyileşir ve saçların arasında kaybolur.
Saçlarınıza Güç Katın
Genetik dökülmeye karşı kendi hücrelerinizle savaşmak için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile muayene randevunuzu oluşturabilirsiniz.

0094_otolog-mikrogreft-cilt-2--1200x800.png

Otolog Mikrogreft Cilt Tedavisi (Yüz Doku Aşısı); kulak arkasındaki güneş görmemiş, genç ve sağlıklı deri dokusundan elde edilen fibroblast hücrelerinin, yüz ve boyun bölgesine transfer edilerek cildin yeniden yapılandırılmasını sağlayan tek seanslık bir anti-aging tedavisidir. Sentetik dolgular veya botoks sadece görüntüyü değiştirirken; Otolog Mikrogreft cildin biyolojik yaşını geri çeker. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, özellikle derin akne izleri, elastikiyet kaybı ve ince kırışıklıkları olan hastalarda bu doğal yöntemi tercih etmektedir.
Neden Kulak Arkası? (Zaman Makinesi Etkisi)
Yüzümüz güneş, rüzgar ve mimiklerle yaşlanırken; kulak arkasındaki deri güneş görmediği için yüzümüze göre biyolojik olarak çok daha genç ve sağlıklıdır.
● Tedavinin Mantığı: Biz bu bölgedeki “genç ve taze” fibroblastları (kolajen fabrikalarını) alıp, yıpranmış yüz bölgesine ekiyoruz.
● Sonuç: Yüzdeki hücreler, genç hücrelerden gelen sinyallerle uyanır ve yoğun bir kolajen/elastin üretimine başlar.
Hangi Cilt Sorunlarında Etkilidir?
Bu tedavi, “cildim yaşlandı ama dolgu istemiyorum” diyenler ve iz tedavisi görenler için idealdir:
1. Akne İzleri (Skar Tedavisi): Özellikle çukurlaşmış akne izlerinin altını kendi canlı dokunuzla doldurarak yüzeyi düzleştirir.
2. Elastikiyet Kaybı: Yanaklarda ve çene hattındaki sarkmaları toparlar, cildi sıkılaştırır.
3. Boyun ve Dekolte: Tedavisi en zor olan boyun kırışıklıklarında cildi kalınlaştırarak ütü etkisi yapar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Yazın veya güneşli havalarda yapılabilir mi?
● Cevap: Evet, kesinlikle. Lazer tedavilerinin aksine, Otolog Mikrogreft cildin üst
tabakasını soymadığı için güneş hassasiyeti ve leke riski yaratmaz. Yaz aylarında da
güvenle uygulanabilir, hatta güneşe bağlı yıpranmaya karşı cildi koruma altına alır.
● Soru: Tek seans yeterli mi?
● Cevap: Evet. Cilt gençleştirme protokolü tek seanstır. İlk etkiler (parlaklık ve nem) 1.
ayda başlar, sıkılaşma ve izlerin dolması 3-6. ayda zirveye ulaşır.
● Soru: Yüzümde iz kalır mı?
● Cevap: Hayır. Enjeksiyon yerleri sinek ısırığı gibidir ve 1-2 saatte geçer.
● Soru: Akne izlerini tamamen geçirir mi?
● Cevap: Derin akne izleri en zor cilt sorunudur. Mikrogreft tedavisi, izlerin derinliğini
%40-60 oranında azaltabilir. Daha mükemmel sonuçlar için diğer tedaviler ile
kombine edilmesi önerilir.
Cildinize Gençlik Aşısı
Kendi dokunuzla zamanı geri almak için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek randevunuzu oluşturabilirsiniz.

0097_otolog-mikrogreft-1--1200x800.png

Otolog Mikrogreft Tedavisi (Halk arasında Doku Aşısı veya Kulak Arkası Kök Hücre); kişinin kendi dokusundan (kulak arkası) elde edilen “progenitör (öncü) hücrelerin” mekanik olarak ayrıştırılıp, problemli bölgeye geri verilmesi işlemidir. Rejeneratif tıpta gelinen son nokta olan bu teknoloji, laboratuvar süreci gerektirmez. Kliniğimizde
Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, onaylı özel kitler kullanarak bu işlemi tek seansta tamamlar. PRP’den çok daha güçlü ve uzun etkili bir biyolojik onarım yöntemidir.
Nasıl Çalışır? (Tohum ve Toprak Etkisi)
Bu tedaviyi diğerlerinden ayıran en büyük özellik, içeriğinin zenginliğidir.
● PRP Tedavisi: Cilde sadece “su ve gübre” (büyüme faktörü) verir.
● Otolog Mikrogreft: Cilde hem tohum (canlı kök hücreler) hem de verimli toprak (doku iskelesi) verir. Cihaz, dokuyu 50 mikronluk parçacıklara ayırarak hücreleri serbest bırakır. Bu canlı kokteyl enjekte edildiğinde onarım süreci anında başlar.
Hangi Tedavilerde Kullanılır?
Bu teknoloji, alınan dokunun türüne göre iki ana alanda pozitif sonuçlar yaratır. Detaylı bilgi için ilgili tedaviye tıklayınız:
1. Saç Dökülmesi ve Kellik Tedavisi Kulak arkasındaki “genetik olarak dökülmemeye kodlanmış” saçlı deriden alınan kök hücreler, zayıflayan bölgelere transfer edilir.
● Etkisi: Dökülmeyi durdurur, tüyleşmiş saçları kalınlaştırır. 
2. Cilt Gençleştirme ve Skar Tedavisi Kulak arkasındaki tüysüz deriden alınan fibroblast öncüleri, yüz ve boyun bölgesine enjekte edilir.
● Etkisi: Kolajen üretimini artırır, akne izlerini azaltır ve cildi sıkılaştırır. 
Uygulama Süreci: Adım Adım
1. Doku Alımı (5 Dakika): Kulak arkasından (lokal anestezi ile) 3-4 adet minik doku parçası (biyopsi punch ile) alınır. Acısızdır, dikiş gerektirmez.
2. Ayrıştırma (5 Dakika): Alınan dokular, özel steril kit içine yerleştirilir ve cihazda mekanik olarak parçalanır.
3. Enjeksiyon (15 Dakika): Elde edilen canlı hücre süspansiyonu, mezoterapi yöntemiyle hedeflenen bölgeye uygulanır. Toplam süre sadece 30-45 dakikadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Tek seans yeterli mi?
● Cevap: Evet. Otolog mikrogreft tedavisi genellikle tek seans olarak planlanır. Etkisi
biyolojik olduğu için uzun süre devam eder. İhtiyaç duyulursa 1 yıl sonra destekleyici
seans yapılabilir.
● Soru: PRP ile farkı nedir?
● Cevap: PRP sadece kandaki büyüme faktörlerini kullanır. Mikrogreft ise canlı doku
hücrelerini içerir. Bilimsel olarak rejenerasyon (yenileme) kapasitesi PRP’den kat kat
yüksektir.
● Soru: Donör bölgede iz kalır mı?
● Cevap: Hayır. Örnekler kulak arkasından çok küçük uçlarla alındığı için dışarıdan fark
edilen bir iz kalmaz. Dikiş atılmaz, kendiliğinden 3-4 günde iyileşir.
● Soru: Fiyat bilgisi nedir?
● Cevap: Fiyatlandırma kullanılan kitin (teknolojinin) maliyetine göre yapılır. Yasal
mevzuat gereği web sitemizde fiyat paylaşamıyoruz.
Tek Seansta Biyolojik Devrim
Kendi dokunuzla gençleşmek ve saçlarınızı korumak için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşebilirsiniz.

2026 © Ömer Fatih Şahin - Aesthetic & Wellness

Call Now Button