0034_burun-dolg-2-1200x800.png

Ameliyatsız burun estetiği (Burun Dolgusu); cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, burun sırtındaki kemerleri gizlemek, asimetrileri düzeltmek ve burun ucunu kaldırmak amacıyla yapılan ileri düzey bir medikal estetik işlemdir.
Burun, yüzün tam merkezindedir ve milimetrik değişimler bile ifadeyi tamamen değiştirebilir. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin tarafından burnu daha düz, zarif ve yüzle uyumlu göstermek için uygular. Burun dolgusu burnu büyütmez sanılanın aksine daha küçük gösterir.
Nasıl Çalışır?
Hastaların en sık sorduğu soru şudur: Dolgu bir hacimdir, burnuma hacim eklersek burnum daha büyük görünmez mi?
Cevap Hayır, Çünkü buruna uygulanan dolgular şekil bozukluğunu ve burun ucu düşüklüğünü düzeltir burnu doldurmaz.
● Kemer Kamuflajı: Kemerin hemen üzerine ve altına milimetrik dolgu koyarak o tümsek görüntüsü düz bir hatta çevrilir.
● Sonuç: Işık burun sırtından kırılmadan düz bir şekilde yansıdığı için, burun olduğundan daha ince, düz ve küçük algılanır.
Kimler İçin Uygundur? (Doğru Hasta Seçimi)
Burun dolgusu bir ameliyat alternatifi değildir, doğru hasta seçimi ile istenilen sonuçlar elde edilebilir.
● Uygun Adaylar:
● Hafif veya orta derecede burun kemeri olanlar.
● Burun ucu düşük olanlar (Gülerken burnu sarkanlar).
● Cerrahi düşünmeyenler (burnu dolguya uygunsa )
● Uygun Olmayan Adaylar:
● Burnu yüzüne göre zaten çok büyük olanlar, özellikle iri burun ucu olanlar
● İleri derecede nefes alma problemi olanlar (Deviasyon).
● Burnunda aşırı eğrilik ve geniş bir kemer hattı olanlar.
Güvenlik ve Anatomi: En Kritik Bölge
Burun, yüzün en karmaşık damar ağına sahip bölgesidir. Yanlış uygulamalar ciddi dolaşım bozukluklarına yol açabilir.
Dr. Şahin’in Güvenlik Protokolü:
1. Uzmanlık: Anesteziyoloji ve Estetik Kozmetik Uygulamalar Hekimi olarak Dr. Şahin, damar anatomisine ve acil durum yönetimine üst düzeyde hakimdir.
2. Ürün: Burunda marka bilinirliği yüksek, sertifikalı ve güvenli hyaluronik asit dolgular kullanılır.
3. Teknik: Mikro damlacık tekniği ile, damarlara baskı yapmadan, yavaş ve kontrollü ilerlenir.
Tedavi Süreci
1. Profil Analizi: Alın-Burun ve Burun-Çene açısı değerlendirilir.
2. Uygulama: Burun sırtı, kökü ve ucunda stratejik noktalar belirlenerek gerekli yerlere uygulama yapılır. İşlem 15-20 dakika sürer.
3. Konfor: Burun ucu hassas olabilir ancak lokal anestezik kremler ve soğuk uygulama ile konfor sağlanır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Gözlük takabilir miyim?
● Cevap: Burun köküne uygulama yapıldıysa işlemden sonraki ilk hafta ağır çerçeveli gözlük takılmaması önerilir. Gözlük burun sırtına baskı yapabilir.
● Soru: Körlük riski var mı?
● Cevap: Burun dolgusu, anatomik bilgi eksikliğiyle yapıldığında nadir de olsa damar tıkanıklığı riski taşır. Bu nedenle burun dolgusu asla merdiven altı yerlerde
yapılmamalıdır. Uzman bir hekim, doğru teknik ve anatomi bilgisiyle bu riskleri minimuma indirir.
● Soru: Burnum büyür mü?
● Cevap: Hayır. Doğru planlama ile burun sırtı düzleştiği ve burun ucu kalktığı için burun daha zarif ve orantılı görünür.
● Soru: Kalıcı mıdır?
● Cevap: Burun hareketsiz bir bölge olduğu için dolgular burada uzun süre kalır. Ortalama 12-18 ay kalıcılık beklenir.
● Soru: Nefes almamı düzeltir mi?
● Cevap: Hayır. Burun dolgusu estetik bir işlemdir, kemik eğriliğini (deviasyonu) veya burun etlerini düzeltmez. Ancak burun çatısını destekleyerek nefes yolunu milimetrik
rahatlattığı görülebilir.
Profilinizi Güvenle Yenileyin
Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek, burnunuzun dolgu için uygun olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

0031_dekolte-1-1200x800.png

Boyun ve Dekolte Gençleştirme; yüz kadar güneşe ve çevresel faktörlere maruz kalan ancak çoğu zaman ihmal edilen bu bölgedeki yatay çizgileri (Venüs Halkaları), sarkmaları (Hindi Boynu) ve cilt incelmesini gidermek amacıyla uygulanan bütüncül medikal estetik protokollerdir.
Boyun ve dekolte yaşlanması; sadece genetik değil, mimik alışkanlıkları, ekran kullanımı (Tech Neck) ve kolajen kaybı ile doğrudan ilişkilidir. Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, yüzünüzle uyumlu, zarif bir boyun hattı için Kolajen Uygulamaları, Mezoterapi ve Eksozom gibi ileri düzey
kombinasyonlar uygular.
Boyun ve Dekolte Bölgesinde En Sık Görülen Sorunlar
1. Boyundaki Yatay Çizgiler (Venüs Halkaları) Halk arasında “Venüs Çizgileri” olarak bilinen, boynu kolye gibi saran yatay çizgilerdir.
● Nedenleri: Genetik yapı ve sürekli aşağı bakma alışkanlığı.
● Çözüm: İnce yapılı dolgular ile derin çizgiler desteklenirken, mezoterapi ve kolajen uygulamaları ile cilt kalitesi artırılarak çizgilerin görünümü yumuşatılır.
2. Tech Neck (Teknoloji Boynu) Modern çağın hastalığıdır. Uzun süre telefon veya tablet ekranına bakmak için başı eğmek, 20-30’lu yaşlarda bile boyunda derin katlanma izleri oluşturur. Tedavisi boyun duruşunun düzeltilmesi ve cilt güçlendirici (Skinbooster) enjeksiyonlarla desteklenir.
3. Hindi Boynu (Dikey Bantlar) Konuşurken veya dişlerinizi sıktığınızda boynunuzda beliren dikey kas bantlarıdır.
● Nedenleri: Platisma kasının aşırı aktif olması ve cilt gevşemesi.
● Çözüm: Nefertiti Botoksu. Botoks ile aşağı çeken kaslar gevşetilir, boyun gerginleşir ve çene hattı netleşir.
4. Dekolte Kırışıklıkları (Uyku Çizgileri) Sabah uyandığınızda göğüs arasında dekolteden boynunuza doğru dikey çizgiler görüyorsanız veya cildiniz güneşten hasar görmüşse:
● Çözüm: Dekolte derisi ince olduğu için yoğun dolgular yerine Rejeneratif yani yenileyici tedaviler tercih edilir. Eksozom Tedavisi, Skinbooster ve Vitamin Mezoterapileri ile cildin nem kapasitesi artırılır, deri onarılır ve pürüzsüzleştirilir.
Boyun Neden Yüzden Daha Hızlı Yaşlanır ?
● Yağ Dokusu Yoktur: Cildi besleyen yağ bezleri az olduğu için hızla kurur.
● İnce Deri: Yüz derisine göre çok daha incedir ve güneşe karşı savunmasızdır.
● Mekanik Stres: Günde binlerce kez yaptığımız baş hareketleri ve telefon kullanımı cildi yorar.
Tedavi Planlaması: Hangi Yöntem Kullanılır?
Boyun ve dekolte tedavileri tek bir yöntemle değil, kombine planlanmalıdır. Kliniğimizde uygulanan başlıca yaklaşımlar:
1. Botulinum Toksin (Botoks): Dikey kas bantlarını gevşetmek ve çene hattını belirginleştirmek için.
2. Kolajen Uygulamaları: Cildin yapı taşlarını yerine koymak ve elastikiyeti artırmak için.
3. Skinbooster (Nem Aşısı): Kuruyan ve kırışan cilde yoğun nem desteği sağlamak için.
4. Eksozom ve Kök Hücre (SVF): Yıpranmış, güneş hasarı görmüş dekolteyi hücresel düzeyde onarmak için.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Dekolteye dolgu yapılır mı?
● Cevap: Dekolte derisi çok ince olduğu için klasik dolgular topaklanma yapabilir. Bu nedenle kliniğimizde dekolte bölgesinde daha çok Skinbooster (Nem veren ince
yapılar), Eksozom veya Mezoterapi gibi cilde yayılan, onaran ve doğal duran tedavileri tercih ediyoruz.
● Soru: Boyun botoksu yutkunmayı zorlaştırır mı?
● Cevap: Hayır. Deneyimli bir doktor tarafından doğru kaslara yapılan dozlar, yutkunma fonksiyonlarını etkilemez. Sadece yüzeysel kasları gevşetir.
● Soru: Venüs çizgileri tamamen silinir mi?
● Cevap: Bu çizgiler anatomik katlanma yerleridir. Tedavi ile derinlikleri %70-80oranında azaltılır, daha silik ve yumuşak hale gelir ancak tamamen “yok olması”
anatomik olarak mümkün olmayabilir.
● Soru: Etkisi ne zaman başlar?
● Cevap: Botoks etkisi 3-7 günde, Mezoterapi ve Skin Booster etkisi cildin nemlenmesi ile birlikte 1-2 hafta içinde fark edilir. Eksozom gibi onarıcı tedavilerin etkisi ise
haftalar içinde artarak devam eder.
Boyun ve Dekolte İçin Randevu
Boyun ve dekolte bölgesinde daha genç, pürüzsüz ve uyumlu bir görünüm için tedaviler kliniğimizde
kişiye özel planlanmaktadır.

0036_boyun-botoksu-2-1200x800.png

Boyun botoksu (literatürdeki adıyla Nefertiti Lift), boyun bölgesindeki yüzeysel kasları (Platisma) gevşeterek dikey bant görünümünü hafifletmeyi ve çene hattı kontürünün
belirginleşmesine yardımcı olmayı amaçlayan medikal bir işlemdir.
Yaşlanma süreci ve kas aktivitesi ile birlikte boyun bölgesinde dikey bantlar (platisma bantları) ve yatay çizgiler belirginleşir. Ayrıca bu kasın aşağı doğru çekme kuvveti, çene hattının netliğini kaybetmesine neden olabilir. Kliniğimizde uygulanan bu tedavi, cerrahi olmayan yöntemlerle bu
deformasyonların görünümünü düzeltmeyi hedefler.
Etki Mekanizması: Platisma Kası ve Nefertiti Etkisi
Boynumuzda, çene hattından köprücük kemiğine kadar uzanan Platisma adında ince ve geniş bir kas tabakası bulunur.
Uygulamanın Tıbbi Hedefleri:
1. Aşağı Çekme Kuvvetini Azaltmak: Botoks enjeksiyonu ile Platisma kası gevşetilir. Bu kasın yüzü aşağı çeken etkisi azaltıldığında, yüzü yukarı kaldıran kaslar daha baskın hale gelebilir.
2. Çene Hattı Belirginliği: Kas gevşemesi sonucu çene hattı (jawline) üzerindeki baskı azalır ve hattın daha net görünmesine katkı sağlanabilir.
3. Bantları Gidermek: Konuşurken veya mimik yaparken ortaya çıkan dikey kas bantlarının görünümü yumuşatılır.
Hangi Durumlarda Uygulanır?
Bu işlem, hekim değerlendirmesi sonucunda uygun görülen hastalarda şu amaçlarla kullanılabilir:
● Platisma Bantları: Boyunda dikey olarak uzanan kas kordonlarının görünümünü azaltmak.
● Yatay Çizgiler: Duruş bozukluğu (Tech Neck) veya yaşla oluşan yatay çizgileri hafifletmek.
● Çene Hattı (Jawline): Yüz ve boyun arasındaki geçişin belirginliğini artırmak.
Tedavi Süreci
1. Değerlendirme: Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin tarafından boyun kaslarınızın yapısı ve gücü analiz edilir. Enjeksiyon noktaları, kasın anatomik yerleşimine göre belirlenir.
2. Uygulama: Çene hattı boyunca ve boyun bantlarına ince uçlu iğnelerle mikro dozlarda enjeksiyon yapılır. İşlem süresi yaklaşık 10-15 dakikadır.
3. İşlem Sonrası: Hasta günlük yaşamına hemen dönebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Yutkunma zorluğu riski var mıdır?
● Cevap: Boyun bölgesinde derin planda yutkunmayı sağlayan kaslar bulunur. Botoks uygulamasının sadece yüzeyel planda yer alan Platisma kasına yapılması gerekir.
Uzman hekim tarafından, doğru derinliğe ve doğru dozda yapılan uygulamalarda yan etki riski minimize edilir.
● Soru: Gıdı bölgesindeki yağları eritir mi?
● Cevap: Hayır. Botoks kaslara etki eden bir ajandır, yağ dokusunu eritmez. Eğer gıdıbölgesinde yağ fazlalığı varsa, hekiminizin değerlendirmesine göre Mezoterapi
(Lipoliz) gibi farklı işlemlerle kombine edilmesi gerekebilir.
● Soru: Etkisi ne kadar sürer?
● Cevap: Platisma kası geniş ve aktif bir kas olduğu için botoksun etki süresi ortalama 3-4 ay arasında değişebilir. Kişinin kas yapısına ve metabolizmasına göre bu süre
farklılık gösterebilir.
● Soru: Boyun germe ameliyatının yerini tutar mı?
● Cevap: Hayır, bu işlem, hafif ve orta düzeydeki deformasyonlar için cerrahi dışı bir seçenektir. Ancak ileri derecede deri sarkması olan vakalarda cerrahi yöntemler
(boyun germe) daha uygun olabilir.
● Soru: Fiyat bilgisi nedir?
● Cevap: Boyun bölgesi geniş bir alandır ve gereken ünite miktarı (doz) kişiden kişiye belirgin farklılık gösterir. Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat bilgisi
paylaşılmamaktadır.
Randevu ve Değerlendirme
Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek, Nefertiti Lift uygulaması ve uygunluk durumunuz hakkında
detaylı bilgi alabilirsiniz.

0038_botoks-ana-2-scaled-1-1200x800.png

Botoks (Botulinum Toksin); kasların aşırı veya istemsiz kasılmasını geçici olarak sınırlandırarak mimik kırışıklıklarını hafifletmek, diş sıkma (bruksizm) gibi fonksiyonel
sorunları gidermek ve aşırı terlemeyi kontrol altına almak amacıyla kullanılan tıbbi bir işlemdir.
Uzun yıllardır tıbbın birçok alanında (nöroloji, göz, fizik tedavi) kullanılan bu yöntem, medikal estetikte de yüzün dinamik çizgilerini yönetmek ve koruyucu etki sağlamak amacıyla uygulanmaktadır. İşlemler, kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin tarafından anatomik planlama ile gerçekleştirilmektedir.
Uygulama Alanları ve Tedavi Seçenekleri
Botoks uygulamaları, kullanım amacına göre estetik ve fonksiyonel (tedavi edici) olarak
sınıflandırılabilir. İlgili başlığa tıklayarak detaylı bilgi alabilirsiniz:
1. Kırışıklık Tedavisi ve Üst Yüz Uygulamaları Mimik kaslarının çalışmasına bağlı oluşan dinamik çizgilerin yerleşmesini önlemeyi hedefler.
Alın Botoksu: Alın bölgesindeki yatay çizgilerin görünümünü hafifletir.
Kaş Arası Botoksu: Kaş çatma çizgilerini (glabella) yumuşatarak sert ifadeyi azaltır.
Kaz Ayağı Botoksu: Göz çevresindeki ince çizgilerin derinleşmesini önler.
Baby Botoks: Kasları tamamen durdurmadan, daha düşük dozlarla yapılan doğal görünümlü uygulamadır.
Erkek Botoksu: Erkek anatomisine uygun, kaş yapısını değiştirmeden planlanan protokoldür.
2. Yüz Şekillendirme ve Alt Yüz Uygulamaları Kas aktivitesini düzenleyerek yüz kontürünü etkileyen işlemlerdir.
Masseter (Diş Sıkma) Botoksu: Çiğneme kasını gevşeterek diş sıkmayı azaltır ve yüzün alt kısmında incelme (V yüz etkisi) sağlar.
Boyun (Nefertiti) Botoksu: Boyun bantlarını gevşetir ve çene hattının belirginleşmesine katkı sağlar.
3. Tıbbi Tedavi Uygulamaları Fiziksel şikayetleri gidermeye yönelik uygulamalardır.
Migren Botoksu: Kronik migren tanısı almış hastalarda, ağrı ataklarını tetikleyen kas gruplarına uygulanarak ağrılarda rahatlama sağlar.
Terleme Tedavisi: Koltuk altı, el ve ayak bölgesindeki ter bezlerinin aşırı çalışmasını geçici olarak durdurur.
Etki Mekanizması ve Süreç
Botoks, sinir uçlarından kaslara giden uyarıyı geçici olarak bloke eder. Bu sayede kas kasılamaz ve üzerindeki deri katlanmayarak dinlenme sürecine girer.
● Uygulama: İnce uçlu iğnelerle belirlenen kas gruplarına enjeksiyon yapılır. İşlem süresi uygulama alanına göre 10-20 dakika arasındadır.
● Etki Süresi: Etki genellikle 3-4 gün içinde başlar, 10-14 gün içinde tam olarak oturur.
● Kalıcılık: Kişinin metabolizmasına ve kas gücüne göre değişmekle birlikte ortalama 4 ay devam eder. Düzenli uygulamalarda bu süre değişkenlik gösterebilir.
Genel Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Yüz ifadesi donuklaşır mı?
● Cevap: Tıbbi uygulamada amaç mimiksiz bir yüz değil, aşırı kasılmanın önlenmesidir. Doğru dozaj ve anatomik planlama ile yapılan işlemlerde doğal mimik hareketleri
korunarak çizgilerin yumuşaması hedeflenir.
● Soru: İşlem ağrılı mıdır?
● Cevap: Uygulamada çok ince uçlu iğneler kullanılır. Ağrı hissi genellikle minimaldir (sinek ısırığı gibi). Hasta konforu için işlem öncesi lokal anestezik kremler veya soğuk
uygulama yapılabilir.
● Soru: Etkisi geçince yüz daha kötü olur mu?
● Cevap: Hayır. Botoksun etkisi geçtiğinde kaslar tekrar eski hareket kabiliyetini kazanır ve çizgiler yavaşça eski haline döner. İşlem yapıldığı süre boyunca cilt
kırışmadan dinlendiği için, yaşlanma etkilerine karşı koruyucu bir dönem geçirilmiş olur.
● Soru: Yan etkileri var mıdır?
● Cevap: Geçici kızarıklık, hafif şişlik veya enjeksiyon noktasında küçük morluklar görülebilir. Nadiren göz kapağı düşüklüğü veya asimetri gibi durumlar oluşabilir; bu
nedenle uygulamanın anatomiye hakim bu alanda sertifikalı bir hekim tarafından yapılması önemlidir.
Bilgi ve Randevu
Botoks uygulamaları hakkında detaylı bilgi almak ve muayene olmak için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

0041_baby-oyuncu-botoks-2-scaled-1-1200x800.png

Baby Botoks (Oyuncu Botoksu), yüzdeki mimik hareketlerini tamamen dondurmadan, sadece kasların aşırı kasılmasını yumuşatarak ince kırışıklıkları gidermeyi ve daha dinlenmiş bir ifade sağlamayı amaçlayan, düşük dozlu özel bir botoks tekniğidir.
Klasik botoksun oluşturabileceği daha ifadesiz veya mimiksiz görünümden çekinenler için ideal olan bu yöntem; özellikle duygularını yüzüyle ifade etmek zorunda olan oyuncular, sunucular ve doğallıktan ödün vermeden yaşlanmak isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir.
Kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, her hastanın yüz kas haritasını (mimik gücünü) analiz ederek, sanki hiç işlem yapılmamış gibi duran kişiye özel mikro doz planlaması uygular.
Baby Botoks Nedir? Klasik Botokstan Farkı Nedir?
Baby Botoks, farklı bir ilaç değil, farklı bir teknik ve dozaj uygulamasıdır.
Hızlı Bakış: Klasik Botoks vs. Baby Botoks Hastalarımızın en sık sorduğu farkları şu şekilde özetleyebiliriz:
● Mimik Hareketi: Klasik botoksta mimikler kısıtlanır; Baby Botoksta mimikler hareket etmeye devam eder.
● Kırışıklık Etkisi: Klasik botoks derin çizgileri yok etmeyi hedefler; Baby Botoks ince çizgileri “yumuşatır”.
● Dozaj: Klasik botoksta standart dozlar kas içine verilir; Baby Botoksta mikro dozlar cilde daha yakın (yüzeysel) ve dağınık uygulanır.
● Hedef Kitle: Klasik botoks yerleşmiş kırışıklığı olanlara; Baby Botoks ise oyunculara, gençlere ve koruyucu amaçlı botoks yaptıranlara önerilir.
Hangi Bölgelere Uygulanır?
Doğal ifadenin korunması gereken tüm mimik bölgelerine uygulanabilir:
● Alın: Yatay çizgileri yumuşatmak için.
● Kaş Arası: Kızgın (çatık kaş) ifadeyi silmek için.
● Göz Çevresi (Kaz Ayakları): Gülüş çizgilerini hafifletmek için.
● Kaş Ucu: Doğal ve minimal bir kalkıklık sağlamak için.
Kimler İçin Uygundur?
Bu uygulama, doktorunuzun yapacağı değerlendirme sonucunda, özellikle şu kişiler için ideal bir seçenektir:
● İlk Kez Yaptıranlar: Botoksla tanışmak isteyen ama değişimden korkanlar için.
● Oyuncular ve Ekran Yüzleri: Mesleği gereği mimiklerini kullanmak zorunda olanlar.
● Erkekler: İfadem donuklaşmadan doğal kalsın isteyenler (“Brotox”).
● Koruyucu Amaçlı (Preventive): Henüz derin kırışıklığı olmayan, sadece geleceğe yatırım yapmak isteyen 20’li ve 30’lu yaşlar.
Tedavi Süreci: Hızlı ve Konforlu
1. Mimik Analizi: Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin, aynanın karşısında mimiklerinizi yapmanızı isteyerek kas gücünüzü ve asimetrilerinizi analiz eder.
2. Konfor: İşlem öncesi anestezik krem uygulanır. Dr. Şahin’in Anestezi Uzmanlığı deneyimi ve mikro iğneler sayesinde işlem neredeyse ağrısızdır.
3. Uygulama: Kişiye özel belirlenen noktalara mikro dozlarda enjeksiyon yapılır. Süre yaklaşık 10-15 dakikadır.
4. Sonuç: İşlemden hemen sonra sosyal hayatınıza dönebilirsiniz.
İşlem Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Baby Botoks konforlu bir işlemdir ancak en iyi sonucu almak ve toksinin yer değiştirmesini önlemek için ilk 24 saat şunlara dikkat edilmelidir:
● Enjeksiyon bölgelerine masaj yapılmamalı ve ovuşturulmamalıdır.
● İİlk 4 saat boyunca yüzüstü pozisyonda yatılmaması ve başın öne doğru aşırı eğilmesinden kaçınılması önerilir.
● Aynı gün aşırı sıcak ortamdan (sauna, hamam) ve ağır spordan kaçınılmalıdır.
● Alkol tüketimine 1 gün ara verilmesi önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Etkisi ne kadar sürer?
● Cevap: Baby Botoks’ ta daha düşük dozlar kullanıldığı için etki süresi klasik botoksa göre biraz daha kısadır. Ortalama 3-4 ay kalıcılık beklenir. Ancak düzenli
uygulamalarda bu süre uzayabilir.
● Soru: Yüzüm donar mı?
● Cevap: Hayır. Baby Botoks’ un temel amacı zaten donukluğu önlemektir. Mimikleriniz doğal akışında devam eder, sadece cildin katlanmasına neden olan aşırı kasılma
engellenir.
● Soru: Derin kırışıklıklarım var, bende işe yarar mı?
● Cevap: Eğer kırışıklıklarınız statik (mimiksiz dururken bile derin izler halinde) ise, Baby Botoks yetersiz kalabilir. Bu durumda ya klasik dozlar ya da dolgu/gençlik aşısı
kombinasyonları daha uygun olabilir. Doktorunuz muayenede en doğru kararı verecektir.
● Soru: Fiyat bilgisi nedir?
● Cevap: Fiyatlandırma, uygulanan ünite miktarına göre değişir. Baby Botoks genellikle daha az ünite içerse de, uygulama tekniği (çoklu nokta) uzmanlık gerektirir. Yasal
mevzuat gereği web sitemizde fiyat paylaşılmamaktadır.
Doğallığınızdan Ödün Vermeden Gençleşin
Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek, mimiklerinizi koruyan Baby Botoks planlaması hakkında bilgi alabilirsiniz.

0042_Ardisik-ozon-1--1200x800.png

Ardışık Ozon (dünya literatüründeki adıyla Multipass); tek bir seansta kanın birden fazla kez (genellikle 3 ile 5 döngü arasında) ozonlanarak vücuda geri verildiği, standart ozon tedavisine göre daha yoğun ve kümülatif bir biyolojik yanıt sağlayan ileri düzey protokoldür. Standart Major Ozon tedavisinde işlem tek seferde tamamlanırken, Ardışık Ozon tedavisinde aynı damar yolu üzerinden işlem tekrarlanır. Kliniğimizde, vücutta aşırı oksidatif stres yaratmadan maksimum faydayı sağlayan Optimum Doz (3-5 Pas) aralığı tercih edilmektedir.
Neden Ardışık Ozon?
Bu yöntem, ozonun biyolojik etkilerini katlayarak artırmayı hedefler:
● Yoğun Oksijenlenme: Standart ozona göre dokulara çok daha yüksek miktarda oksijen taşınmasını destekler.
● Kök Hücre Uyarımı: Literatürde, tekrarlayan ozonlamanın vücudun tamirci hücrelerini (kök hücreleri) uyararak dolaşıma katılmasına yardımcı olabileceği belirtilmektedir.
● Hızlı Yanıt: Haftalarca sürecek etkiyi daha kısa sürede başlatmayı amaçlar.
Kimler İçin İdealdir?
Bu tedavi, hekim değerlendirmesi sonucunda şu durumlarda planlanabilir:
1. Dirençli Kronik Yorgunluk: Standart tedavilere yanıt vermeyen, uzun süreli halsizlik yaşayanlar.
2. Enflamasyon Yükü Yüksek Olanlar: Vücudunda yaygın ağrı veya enfeksiyon geçmişi bulunanlar.
3. Zamanı Kısıtlı Olanlar: Şehir dışından gelen veya yoğun çalışma temposu nedeniyle sık seansa gelemeyen, kısıtlı zamanda daha yoğun destek almak isteyenler.
Uygulama Süreci ve Güvenlik
Ardışık ozon, standart ozondan daha uzun sürer (45-60 dakika) ve kanın pıhtılaşmaması için hassas bir yönetim gerektirir.
● Uzman Hekim Kontrolü: Uzun süreli damar yolu erişimi ve kan akışının yönetimi, tıbbi tecrübe gerektirir. İşlem kliniğimizde aynı zamanda Anesteziyoloji uzmanı olan Dr. Ömer Fatih Şahin gözetiminde uygulanır.
● İdeal Döngü Prensibi: Literatürde 10 döngüye (10 Pass) kadar uygulamalar olsa da, kliniğimizde en verimli biyolojik yanıtı oluşturan 3-5 döngü aralığı güvenli standart olarak kabul edilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: İşleme gelirken ne yapmalıyım? (Önemli)
● Cevap: Bu işlemin başarısı ve damar yolunun rahat çalışması için su tüketimi çok kritiktir. İşlemden önceki 24 saat boyunca ve işlem sabahı bol su içmeniz, kan
akışkanlığını artırarak seansın çok daha konforlu geçmesini sağlar.
● Soru: Neden 10 Pass değil de 3-5 Pass yapıyorsunuz?
● Cevap: Tıbbi yaklaşımımızda daha fazlası her zaman daha iyi değildir ilkesi geçerlidir. Çok yüksek dozlar (10 Pass), bazı bünyelerde oksidatif stres yükünü
gereksiz artırabilir ve hastayı yorabilir. Klinik tecrübemize göre 3-5 döngü, hem güvenli hem de maksimum faydanın sağlandığı en ideal aralıktır.
● Soru: Damarlarım ince, bu işlem yapılabilir mi?
● Cevap: Ardışık ozon için iyi bir damar akışı gerekir. Ancak Anesteziyoloji Uzmanlığı tecrübesiyle, zor damarlara sahip hastalarda bile uygun teknikler kullanılarak işlem
konforla yönetilebilir.
● Soru: İşlemden sonra çok yorgun olur muyum?
● Cevap: Vücuda giren yüksek oksijen ve tetiklenen metabolik süreçler nedeniyle, işlem günü akşamı tatlı bir uyku hali ve derin bir gevşeme hissedilebilir. Ertesi gün
genellikle daha yüksek bir enerjiyle uyanılır.
Hücresel Yenilenmede İleri Düzey Protokol
Vücudunuzun onarım kapasitesini desteklemek için Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek Ardışık Ozon uygunluğunuzu öğrenebilirsiniz.

0044_aquashine-1-scaled-1-1200x800.png

Aqua Shine PTX; hyalüronik asit, vitaminler ve en önemlisi biyomimetik peptitler içeren yeni nesil bir biyorevitalizasyon (canlandırma) ürünüdür. Cildi sadece nemlendirmek ile kalmaz; içerdiği peptitler sayesinde ince kırışıklıkları açar ve leke oluşumunu önleyerek cilde aydınlık verir. Nişantaşı kliniğimizde uygulanan çok yönlü bir anti-aging mezoterapi protokolüdür.
Aqua Shine PTX Nedir?
Mezoterapiler genellikle cildi besler. Aqua Shine PTX içerisindeki akıllı moleküller (Peptitler) sayesinde hücrelere spesifik komutlar gönderir: “Leke üretmeyi azalt”, “çizgileri azalt” veya “Kolajen üret” gibi.
Formülün Gücü (3 Etki Bir Arada):
1. 7 Biyomimetik Peptit: Cildin doğal mekanizmalarını taklit eden akıllı protein zincirleridir.
2. Yüksek Moleküler HA: Cildi neme doyurur.
3. Vitamin & Mineral Kompleksi: Hücresel beslenme sağlar.
Aquashine PTX in Botoks Benzeri ve Leke Karşıtı Etkisi
Aqua Shine PTX, iki kritik özelliğe sahiptir:
1. Kas Gevşetici Etki (Baby Botox Etkisi): İçindeki özel peptitler, mimik kaslarındaki aşırı kasılmayı (asetilkolin salınımını) hafifçe baskılar. Bu sayede ince kırışıklıkların (kaz ayağı, alın) açılmasını destekler. Aquashine tek başına botoks etkisi vermez, PTX kısaltmasını ince çizgiler üzerindeki botoks benzeri etkisinden alır.
2. Aydınlatma (Leke) Etkisi: Melanin sentezini baskılayan peptitler sayesinde, cilt tonunu eşitler, lekeleri açar ve cilde belirgin bir parlaklık kazandırır.
Kimler İçin İdealdir?
● Cildi mat, solgun ve nemsiz görünenler.
● Lekelenmeye yatkın veya ton eşitsizliği olan ciltler.
● İnce kırışıklıkları olan ancak botoks yaptırmak istemeyenler (veya Botoks süresini uzatmak isteyenler).
● Gözenek problemi ve cilt elastikiyet kaybı yaşayanlar.
Tedavi Süreci
1. Uygulama: İşlem öncesi lokal anestezik krem sürülür. Ürün, mezoterapi tekniğiyle (mikro enjeksiyonlar) planlanan bölgeye göre göz çevresine, tüm yüze, boyna veya dekolteye uygulanabilir.
2. Konfor: İnce uçlu iğneler kullanıldığı için acı minimaldir. İşlem 15-20 dakika sürer.
3. Protokol: En iyi sonuç için 3-4 hafta arayla 3 seans önerilir. Etki, ilk seanstan itibaren başlar ve giderek artar.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Botoks etkili deniyor, yüzümü dondurur mu? Hayır. Aqua Shine PTX botoks içermez. Mimiklerinizi azaltmaz veya botoks etkisi yaratmaz. İçindeki peptitler sadece kasların aşırı kasılmasını yumuşatır. Bu sayede mimiklerinizi kullanmaya devam edersiniz ama ince kırışıklıklar derinleşmez.
2. Yazın yapılır mı? Leke yapar mı? Tam tersine, yazın da yapılması önerilir. Çünkü melanin üretimini baskılayarak, güneşin oluşturacağı yeni lekelere karşı koruma kalkanı oluşturur. Yazın cildin nemini korumak ve lekelenmeyi önlemek için en güvenli mezoterapilerden biri olabilir.
3. Var olan lekelerimi tamamen siler mi? Mezoterapi tedavileri lekeleri açar ve oluşumunu baskılar. Yüzeysel güneş ve yaşlılık lekelerinde etkilidir. Ancak çok derin ve eski lekelerde (melazma gibi), bu işlemi başka tedavilerle kombine etmek gerekir.
4. Botoks ile aynı seansta yapılır mı? Evet. Botoks kaslar üzerinde çalışırken, Aqua Shine PTX cildi parlatır ve ince çizgileri açar. İkisi birlikte güzel bir kombinasyon olabilir. Hatta Aqua Shine PTX, botoksunuzun ömrünü uzatmaya yardımcı olabilir.
5. İşlem çok acılı mıdır? Hayır. Çok ince uçlu iğneler kullanılır. Ayrıca ürünün pH dengesi cilde uyumlu olduğu için enjeksiyon sırasında yanma hissi minimumdur. Konforlu bir işlemdir.
6. Etkisi ne kadar sürer? 3 seanslık kür tamamlandığında, cildin parlaklığı ve nem dengesi ortalama 6-8 ay boyunca korunur. Yılda 1-2 kez tek seans hatırlatma yapılması, etkiyi kalıcı hale getirir.
7. Göz altına uygulanır mı? Evet. Göz çevresindeki ince kırışıklıklar ve koyu halkalar için de güvenle uygulanabilir. Göz çevresini aydınlatmada etkilidir.
8. Fiyat bilgisi nedir? Uygulanacak seans sayısına göre değişir. Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat veremiyoruz, kliniğimizden detaylı bilgi alabilirsiniz.

0045_Alloblast-2-scaled-1-1200x800.png

Alloblast tedavisi, GMP standartlarında ve doku bankası ruhsatına sahip laboratuvarlarda, yenidoğan dokusundan çoğaltılmış fibroblast hücrelerinin cilde uygulanması işlemidir. Sıkça karıştırılanın aksine bu bir kök hücre tedavisi değil, cildin gençlik kaynağı olan fibroblast hücresi
takviyesidir. Nişantaşı’ndaki kliniğimizde, biyolojik onarımı başlatan bu ileri teknoloji tedaviyi, kişiye özel anti-aging protokolleriyle uyguluyoruz.
Alloblast Nedir?
Alloblast; 1 günlük yenidoğan sünnet derisi dokusundan elde edilen, genetik ve çevresel hasara uğramamış fibroblastların laboratuvar ortamında çoğaltılması ile hazırlanan bir allojenik fibroblast hücre süspansiyonudur.
Önemli Ayrım: Alloblast, bir kök hücre (stem cell) tedavisi değildir. Kök hücre uygulamaları farklı yasal izinlere tabidir. Alloblast, bir ATMP (İleri Tedavi Tıbbi Ürün) statüsündedir ve doğrudan cildin yapı taşını üreten işçi hücrelerin yani fibroblastların transferidir.
Neden Genç Fibroblastlar?
Yenidoğan hücreleri, yetişkin bir insan hücrelerine göre biyolojik olarak çok daha üstündür:
● Uzun Telomer Yapısı: Hücrenin bölünme ve yenilenme kapasitesi maksimumdur.
● Düşük Oksidatif Stres: Çevresel toksinlere hiç maruz kalmamıştır.
● Yüksek Aktivite: Kolajen üretme kapasiteleri yetişkin hücrelere göre çok çok fazladır.
Cilt Neden Yaşlanır?
Yaşlanma süreci, cildin fabrikası olan fibroblastların sayısının ve kalitesinin azalması ile başlar. ECM (Hücre Dışı Matriks) zayıfladığında ciltte sarkma, matlaşma ve kırışıklıklar ortaya çıkar.
Alloblast tedavisi ile cilde enjekte edilen milyonlarca yeni ve genç fibroblast;
1. Tip I ve Tip III Kolajen üretimini artırır.
2. Elastin liflerini sıkılaştırır.
3. Neovaskülarizasyonu (yeni damar oluşumu) tetikleyerek cildin beslenmesini sağlar.
Fibrocell (Otolog) ile Alloblast (Allojenik) Farkı
Hastalarımızın en çok merak ettiği kendi hücrem mi, yenidoğan hücresi mi? sorusunun cevabı, iki yöntemin uygulama farklarında gizlidir:
1. FIBROCELLTM (Otolog / Kendi Hücreniz)
● Kaynak: Kulak arkasından doku biyopsisi ve kan alımı gerektirir.
● Süreç: Üretim için laboratuvarda 3-6 hafta beklenir.
● Hücre Yaşı: Sizin yaşınız ile aynıdır (Örn: 40 yaşındaysanız hücreniz de 40 yaşındadır).
● Seans: Etkili sonuç için genellikle 2-3 seans önerilir.
2. ALLOBLASTTM (Allojenik / Yenidoğan Hücresi)
● Kaynak: Yenidoğan dokusundan üretilerek hazır gelir; biyopsi veya kan alımı gerekmez.
● Süreç: Hazır üründür, önceden planlanarak randevu günü hemen uygulanabilir.
● Hücre Yaşı: 0 yaşındadır (En yüksek biyolojik potansiyel).
● Seans: Genellikle tek seans yeterlidir.
Nasıl Uygulanır? (Teknik Detaylar)
Nişantaşı kliniğimizde Alloblast uygulaması, maksimum sterilizasyon ve konfor prensibiyle yapılır:
1. Hazırlık: Cilt dezenfekte edilir ve anestezi için krem uygulanır.
2. Transfer: Soğuk zincirle gelen canlı hücreler, +4 dereceden çıkarılarak uygulama için hazırlanır.
3. Enjeksiyon: Ürün, 27- 30G gibi hücrenin zarar görmeden geçebileceği incelikte uca sahip iğnelerle, intradermal papül tekniği dediğimiz (cilt içine minik kabarcıklar bırakılarak) uygulanır.
4. Dozaj: Her noktaya milimetrik dozlarda (100–200 μl) hücre bırakılır. Kanül kullanılmaz, nokta atışı hedeflenir.
5. Süre: Tüm işlem ortalama 30 dakika sürer.
Tedavi Sonrası Süreç
● İlk 24 Saat: Uygulama bölgesine su değdirilmemelidir
● İlk 3 gün: Kozmetik kullanılmamalı ve sıcak ortamlardan (hamam, sauna) kaçınılmalıdır.
● İlk hafta ağır kardiyo egzersiz yapılmamalıdır
● Görünüm: İşlem sonrası papüller (minik kabarıklıklar) ve hafif kızarıklık görülebilir; bu durum 24 saat içinde kendiliğinden geçer.
● Etki Süresi: Canlılık ve parlaklık 1 ay sonra başlar. Asıl biyolojik onarım ve sıkılaşma 6-8 hafta sonra belirginleşir 6. ayda optimuma oluşur ve 9-12 ay boyunca iyileşme devam eder.
● İlk 3 ay: Derin doku lazer tedavilerinden kaçınılmalıdır.
Kimler İçin Uygundur?
● Cildinde doğal bir gençleşme arayanlar
● Yüz ve boyun bölgesinde elastikiyet kaybı başlayanlar.
● İnce kırışıklıkları ve derinleşmemiş çizgileri olanlar.
● Akne (sivilce) izleri bulunanlar.
● Cildinde matlık ve renk tonu eşitsizliği olanlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Alloblast kök hücre tedavisi midir?
Hayır. Alloblast, spesifik olarak fibroblast hücresi uygulamasıdır. Kök hücre tedavileri farklı bir statüdedir ve hastadan özel izinler gerektirir. Alloblast ise doku onarımını sağlayan hücrelerin doğrudan takviyesidir.
Kaç seans uygulanır?
Alloblast, içerdiği yüksek hücre yoğunluğu ve genç hücrelerin potansiyeli sayesinde çoğu hastada tek seans olarak uygulanır. Çok ileri düzey cilt hasarlarında doktor görüşüyle tekrarlanabilir.
Hangi bölgelere uygulanabilir?
En sık yüz bölgesine uygulanmakla birlikte; boyun, dekolte bölgesi ve el sırtı gençleştirmede de
güvenle kullanılır.
Yan etkileri var mıdır?
Alloblast biyouyumlu bir tedavidir. Kullanılan hücreler immün reaksiyon (alerji) oluşturma riski minimize edilmiş güvenli hücrelerdir. Sadece enjeksiyona bağlı geçici kızarıklık görülebilir.
Alloblast Fiyatları 2025
Sağlık Bakanlığı regülasyonları gereği internet sitemiz üzerinden fiyat bilgisi paylaşamıyoruz. Kişiye özel tedavi planı ve güncel fiyatlar için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

0047_Alin-botoksu-2-scaled-1-1200x800.png

Alın botoksu, alın bölgesindeki Frontalis kasının aktivitesini geçici olarak azaltarak, mimik kullanımıyla oluşan yatay çizgilerin görünümünü hafifletmeyi amaçlayan medikal bir işlemdir. Yıllar içinde tekrarlayan mimik hareketleri ve cilt elastikiyetinin azalması, alında yerleşik çizgilerin oluşmasına neden olabilir. Bu çizgilerin yönetiminde kullanılan botulinum toksin uygulaması, kasları gevşeterek cildin pürüzsüzleşmesine yardımcı olmayı hedefler. İşlem, kliniğimizde Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin tarafından uygulanmaktadır.
Etki Mekanizması ve Amaç
Alın kası, alındaki yatay çizgileri oluşturan ana kastır. Botoks uygulaması ile bu kasın aşırı kasılması azaltılarak dengelenmeye çalışılır.
Alın Botoksunun Tıbbi Hedefleri:
● Dinamik Çizgiler: Mimik yaparken oluşan çizgilerin derinleşmesini önlemek.
● Cilt Görünümü: Kırışıklıkların açılmasıyla daha düzgün bir cilt yüzeyi sağlamak.
● Denge: Kaş pozisyonunu koruyarak, doğal anatomik yapıya uygun bir görünüm elde etmek.
Uygulama Süreci
1. Anatomik Değerlendirme: İşlem öncesinde kişinin alın genişliği, kas gücü ve kaş pozisyonu değerlendirilir.
2. Enjeksiyon: Belirlenen noktalara, ince uçlu iğnelerle uygun dozlarda toksin enjekte edilir. İşlem süresi ortalama 10-15 dakikadır.
3. Ağrı Yönetimi: İşlem sırasında hissedilen rahatsızlık minimaldir; isteğe bağlı olarak lokal anestezik krem kullanılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
● Soru: Kaş düşüklüğü riski var mıdır?
● Cevap: Alın botoksu uygulamasında, dozajın yüksek olması veya enjeksiyonunkaşlara çok yakın yapılması durumunda göz kapağında ağırlık veya kaş düşüklüğü (pitozis) görülebilir. Bu nedenle hastanın kas ve kaş yapısı da dikkatle  değerlendirilmelidir. İşlemden sonra dikkat edilmesi gerekenlere uyulmaması kaş düşmesinin en önemli nedenlerindendir. Bu riski azaltmak için sadece alanında yetkin doktorlara uygulama yaptırmanızı öneririz.
● Soru: Derin çizgiler tamamen geçer mi?
● Cevap: Eğer çizgiler statik hale gelmişse (yani mimiksiz dururken bile derin bir iz varsa), botoks tek başına çizgiyi tamamen yok etmeyebilir. Bu durumlarda hekimin
değerlendirmesine göre mezoterapiler ile kombine protokoller önerilebilir.
● Soru: Etkisi ne kadar sürer?
● Cevap: Botoksun etkisi kişiden kişiye (metabolizma hızı, kas gücü) değişmekle birlikte ortalama 4-6 ay sürer. Düzenli uygulamalarda bu sürenin değişebildiği gözlemlenmiştir.
● Soru: İşlem sonrası nelere dikkat edilmelidir?
● Cevap: İlacın yer değiştirmemesi için işlemden sonraki ilk 4 saat dik pozisyonda durulması, yüz üstü yatılmaması önerilir. İlk hafta hamam, sauna gibi sıcak
ortamlardan kaçınılmalıdır. İlk hafta terletici ağır kardiyo egzersiz yapılmamalıdır. İşlem bölgesine masaj yapılmamalıdır.
● Soru: Fiyat bilgisi nedir?
● Cevap: Uygulama fiyatları, kullanılan ünite miktarına ve kişisel ihtiyaca göre değişir. Sağlık Bakanlığı mevzuatı gereği web sitemizde fiyat bilgisi paylaşılmamaktadır.
Detaylı bilgi için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Randevu ve Bilgi
Uzm. Dr. Ömer Fatih Şahin ile görüşerek, alın botoksu uygulaması hakkında detaylı bilgi ve randevu alabilirsiniz.

0049_akupunktur-2-scaled-1-1200x800.png

Akupunktur, vücuttaki belirli nöroanatomik noktalara ince iğneler batırılarak, merkezi sinir sistemini uyaran ve vücudun kendi ağrı kesici/iyileştirici mekanizmalarını (endorfin, serotonin) devreye sokan bilimsel bir tedavi yöntemidir. Nişantaşı kliniğimizde, Vücut Akupunkturu ve Kulak Akupunkturu (Auriküloterapi) yöntemleri, ağrı, stres yönetimi ve bedeni dengeleme (balans) amacıyla uygulanır.
Akupunktur Nedir?
Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Akupunktur, günümüzde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kabul gören ve modern tıpla entegre çalışan etkili bir tedavi yöntemidir.
Nasıl Çalışır? Cilde batırılan tek kullanımlık mikro iğneler, bedenimize sinyaller gönderir. Bu sinyaller
sonucunda vücut:
1. Doğal Ağrı Kesiciler: Endorfin ve Enkefalin salgılar.
2. Mutluluk Hormonları: Serotonin ve Dopamin seviyesini düzenler (Stres yönetimi).
3. Dolaşım Artışı: Bölgesel kan akışını artırarak doku iyileşmesini hızlandırır. Yani Akupunktur için vücudun kendi eczanesini açan bir anahtar diyebiliriz.
Uyguladığımız Yöntemler
1. Vücut Akupunkturu
Vücut üzerindeki meridyen adı verilen enerji kanalları ve sinir kavşakları üzerindeki noktalara uygulanır. Kas iskelet sistemi ağrıları, sistemik hastalıklar ve genel vücut dengesi için tercih edilir.
2. Kulak Akupunkturu (Auriküloterapi)
Kulak, tüm vücudun haritasını taşıyan bir “mikrosistem”dir (Anne karnında ters duran bir bebeğin pozisyonu gibi düşünülür). Kulaktaki refleks noktaları; özellikle iştah-kilo kontrolü, bağımlılık tedavisi ve stres yönetiminde çok güçlü etkilere sahiptir.
Hangi Durumlarda Etkilidir?
Akupunktur, tek başına veya diğer tedavilere destek olarak şu durumlarda kullanılır:
● Stres ve Denge: Kronik stres, anksiyete, uyku bozuklukları ve tükenmişlik (burnout) sendromu
● Ağrı Yönetimi: Migren, Fibromiyalji, Bel, boyun ve sırt ağrıları.
● Kilo Kontrolü: İştah mekanizmasını dengelemek ve metabolizmayı düzenlemek için.
● Kadın Sağlığı: Adet düzensizliği, Tüp bebek öncesi stres regülasyonu
● Sindirim: Kabızlık, Şişkinlik, Gastrit.
Tedavi Süreci
1. Analiz: Dr. Ömer Fatih Şahin, detaylı görüşme, klinik değerlendirme ve muayene ile tedavide kullanacağı akupunktur noktalarını belirler.
2. Uygulama: Hasta yatar veya oturur pozisyonda iken, saç teli kadar ince, steril ve tek kullanımlık iğneleri noktalara yerleştirir.
3. Bekleme (Rahatlama): İğneler vücutta yaklaşık 20-30 dakika kalır. Bu sürede hasta derin bir gevşeme (sedasyon) ve huzur hali yaşar. Çoğu hasta sakin akupunktur odasında rahatlamayı hisseder.
4. Kulak akupunktur Süreci : Vücut akupunkturunda olduğu gibi iğneler kullanılabilir. Bunun dışında kulağa iğneli akupunktur bantları veya özel tohumlar içeren bantlar takılabilir. Bunlar devam tedavisi için birkaç günden 1 haftaya kadar kulağınızda kalabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Hiçbir ağrım yok, sadece rahatlamak ve denge (balans) için yaptırabilir miyim? Kesinlikle. Modern yaşamda akupunkturun en sık ilgi gördüğü ve faydasının fark edildiği durum stres yönetimi ve vücut regülasyonudur. Çünkü akupunkturun en güçlü etkilerinden biri Sempatik (Stres) Sistemini sakinleştirerek sempatik parasempatik dengesini sağlamaktır. Kronik yorgunluk, tükenmişlik veya yoğun stres yaşayan kişilerde, vücudu “fabrika ayarlarına” döndürmek ve derin bir ruhsal/bedensel gevşeme (relaxing) sağlamak için düzenli seanslar önerilir.
2. İğneler acıtır mı? Hayır. Akupunktur iğneleri, enjeksiyon iğnelerinden çok daha ince ve esnektir. Giriş anında sadece sinek ısırığı gibi minimal bir his duyulur. İğneler takıldıktan sonra vücutta derin bir huzur ve ağırlık hissi başlar, birçok hasta seans sırasında uyuyakalır.
3. Akupunktur zayıflatır mı? Tek başına yağ yakmaz, süreci kolaylaştırır. Beyindeki tokluk merkezini uyararak iştahı dengeler, mide kazınmasını azaltır ve en önemlisi stres kaynaklı yeme ataklarını (duygusal açlık) engeller.
4. Kaç seans gerekir?
● Rahatlama ve Denge İçin : Haftada 1 seans, toplam 4-6 seanslık kürler “ruhsal detoks” için yeterlidir.
● Ağrı tedavisi: Ağrının yoğunluğuna göre 4-8 seans önerilir.
● Kilo kontrolü : 10-12 seanslık kürler önerilir.
5. Yan etkisi var mı? İlaçsız bir yöntem olduğu için kimyasal yan etkisi yoktur. Vücudun kendi biyokimyasını kullandığı için en doğal tedavi yöntemlerinden biridir. Nadiren bazı iğne yerlerinde minik morluklar olabilir.
6. Nöral Terapi ile farkı nedir? Nöral Terapide çoğu zaman akupunktur noktalarına seyreltilmiş lidokain veya prokain verilir. Temelde vücut yine dengeye getirilir. Akupunkturda ise sadece özel ince iğneler kullanılır, ilaç verilmez; iğnelerle enerji meridyenleri uyarılarak regüle edilir.
7. Fiyat bilgisi nedir? Seans paketlerine göre fiyatlandırma yapılır. Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat veremiyoruz, kliniğimizden detaylı bilgi alabilirsiniz.

2026 © Ömer Fatih Şahin - Aesthetic & Wellness

Call Now Button