Nucleofill-Eyes-Soft-Plus-1200x800.webp

Göz çevresi, vücudumuzdaki en ince deri yapısına sahip bölgedir ve yaşlanma belirtilerini (ince çizgiler, morluklar, elastikiyet kaybı) ilk ele veren yerdir. Geleneksel yöntemler genellikle bu bölgeyi “doldurmaya” odaklansa da, modern estetik tıp artık “hücresel onarımı” önceliklendiriyor. İşte bu noktada, halk arasında DNA Işıltısı olarak bilinen Nucleofill Soft Plus (Eyes) devreye giriyor.
 
Polinükleotid (PN) Teknolojisi: Hücrelerinize “Gençleş” Komutu Verin
Nucleofill Soft Plus, yüksek saflıkta Polinükleotid zincirlerinden oluşur. Bu moleküller, DNA parçacıkları gibi davranarak cildin alt katmanlarındaki fibroblast hücrelerini uyarır.
  • Biyostimülasyon: Cilt kendi kolajenini ve elastinini üretmeye başlar.
  • Anti-Radikal Etki: Hücrelerdeki oksidatif stresi (çevresel yaşlanmayı) temizler.
  • Derin Nemlendirme: Sadece yüzeyde değil, doku içinde su tutma kapasitesini artırarak “içten gelen bir parlaklık” sağlar.
Neden Göz Altı Dolgusu Yerine Nucleofill?
Pek çok hasta göz altı ışık dolgusuna yönelse de, Nucleofill Soft Plus çok kritik bir avantaj sunar: Doğallık ve Güvenlik.
  1. Tyndall Etkisi Beklenmez: Hyaluronik asit bazlı dolgular çok ince deriye yapıldığında bazen dışarıdan mavimsi/grimsi bir gölge (Tyndall etkisi) yapabilir. Nucleofill bir dolgu olmadığı için bu risk sıfırdır.
  2. Ödem Riski Yoktur: Dolgular su tutarak şişlik yapabilirken, Soft Plus dokunun biyolojik yapısını düzelterek drenajı (dolaşımı) destekler.
  3. Hacim Değil, Cilt Kalitesi: Göz altınızı şişirmeden, derinizi kalınlaştırıp sağlıklı görünmesine yardımcı olur.
Nucleofill Soft Plus Hangi Sorunları Çözer?
  1. Göz Altı Morlukları ve Koyu Halkalar
Morlukların çoğu, derinin incelmesi sonucu alttaki damarların görünür hale gelmesinden kaynaklanır. Soft Plus, dermis tabakasını kalınlaştırarak bir “perde” görevi görür ve damar görünümünü hafifletir.
  1. Kaz Ayakları ve Mikro Kırışıklıklar
Göz çevresindeki “kağıt gibi” buruşan deri yapısını, kolajen sentezini artırarak pürüzsüzleştirir. Mimiklerinizi koruyarak (Botoks’tan farklı olarak) doğal bir açılma sağlar.
  1. Elastikiyet Kaybı ve Torbalanma Eğilimi
Deri gevşediğinde altındaki yağ yastıkçıkları fıtıklaşarak torba görünümü yaratabilir. Nucleofill deriyi sıkılaştırarak bu bölgeyi daha gergin tutar.
Uygulama Protokolü: Sizi Ne Bekliyor?
  • Seans Sayısı: Genellikle 21 gün arayla 2 ile 4 seans önerilir.
  • Acı Seviyesi: İşlem öncesi uygulanan lokal anestezik kremler sayesinde ağrı minimumdur; sadece hafif bir batma hissi duyulur.
  • Hızlı Dönüş: İşlemden hemen sonra sosyal hayatınıza devam edebilirsiniz. Oluşan mikro kabarcıklar (papüller), ürünün emilmesiyle birlikte 24 saat içinde tamamen geçer.
Önemli Not: Üretici firmanın güncel isimlendirmesiyle Nucleofill Eyes ismi artık yerini Nucleofill Soft Plus‘a bırakmıştır. Kliniklerde bu iki ismi de duymanız normaldir, ancak içerik aynı yüksek kaliteli polinükleotid formülüdür.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
 
Nucleofill Soft Plus botoks ile birlikte yapılabilir mi? Evet. Botoks kasları gevşetirken, Nucleofill deri kalitesini artırır. Bu ikili kombinasyon göz çevresi gençleştirmede önerilir.
 
Etkisi ne kadar sürer? Yaşam tarzına ve cilt yapısına göre değişmekle birlikte, tam kür sonrası etkiler 6 ila 12 ay boyunca kalıcılığını korur. Yılda bir kez hatırlatma seansı yapılması önerilir.
 
Kimler için uygundur? Göz altı morluğu olan gençler, kırışıklık başlangıcı olan orta yaşlılar ve deri elastikiyetini tamamen kaybetmiş ileri yaş grubu dahil her yetişkin için uygundur.

Nucleofill-Strong-Plus-1200x800.webp

Cilt yaşlandıkça sadece nemini kaybetmez; aynı zamanda yer çekimine yenik düşmeye, matlaşmaya ve elastikiyetini yitirmeye başlar. Geleneksel yöntemler genellikle bu sorunları “doldurarak” çözmeye çalışsa da, Nucleofill Strong Plus (DNA Işıltısı), cildin biyolojik yapısını hücresel düzeyde onararak doğal bir lifting etkisi yaratır.
En Yüksek Konsantrasyon: Strong Plus Nedir?
Nucleofill ailesinin en güçlü üyesi olan Strong Plus, yüksek yoğunlukta (25 mg/ml – toplam 50 mg) polinükleotid (PN) içerir. Bu yoğun yapı, yüz, boyun ve dekolte gibi daha geniş ve destek bekleyen dokular için özel olarak geliştirilmiştir.
Üçlü Etki Mekanizması:
  1. Hücresel Yenilenme (Rejuvenation): Fibroblast hücrelerini uyararak tip-1 kolajen üretimini maksimize eder.
  2. Lifting Etkisi: Dokuyu sıkılaştırarak sarkma başlangıçlarını yukarı doğru toparlar.
  3. Anti-Oksidan Koruma: Çevresel faktörlerin (güneş, hava kirliliği, stres) DNA üzerindeki hasarını temizler.
Beş Nokta Tekniği (5 Point Technique) ile Maksimum Etki
Nucleofill Strong Plus uygulamasının en büyük avantajlarından biri, özel uygulama tekniğidir. Yüzün her iki yanındaki 5 stratejik noktaya (Bio Aesthetic Points) yapılan enjeksiyonlar sayesinde:
  • Ürün tüm yüze homojen bir şekilde yayılır.
  • Enjeksiyon sayısı az olduğu için morarma ve ödem riski minimumdur.
  • Doğal yüz hatları bozulmadan “gergin ve taze” bir görünüm elde edilir.
Nucleofill Strong Plus Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
  1. Cilt Sarkması ve Gevşeklik
Yüz ovalinin netliğini kaybettiği, çene hattının (jawline) belirsizleştiği durumlarda cildi içeriden yapılandırarak daha sıkı bir görünüm sağlar.
  1. Derin Matlık ve Enerji Kaybı
“Yorgun cilt” görünümünü ortadan kaldırarak cilde sağlıklı bir ışıltı (Glow etkisi) kazandırır. Bu nedenle Türkiye’de DNA Işıltısı olarak anılmaktadır.
  1. Boyun ve Dekolte Kırışıklıkları
Yüz kadar ihmal edilen boyun bölgesindeki yatay çizgilerin (Venüs halkaları) ve dekoltedeki nemsizliğin tedavisinde en etkili çözümlerden biridir.
  1. Skar ve İz Tedavisi
Akne skarları veya doku kaybı olan bölgelerde cildin kendi kendini onarma mekanizmasını tetikleyerek pürüzsüz bir zemin hazırlar.
Strong Plus vs. Klasik Dolgu: Hangisini Seçmelisiniz?
Özellik
Nucleofill Strong Plus
Hyalüronik Asit Dolgu
Amacı
Dokuyu onarmak ve sıkılaştırmak
Hacim vermek veya şekillendirmek
Hacim Etkisi
Yok (Doğal görünüm sağlar)
Var (Hacil özelliği olan dolguda hacim artışı)
Etki Süresi
Uzun vadeli hücresel iyileşme
Anlık fiziksel dolgunluk
Doğallık
Mimikleri ve ifadeyi değiştirmez
Yanlış uygulamada ifadeyi değiştirebilir
Uygulama Protokolü ve Seanslar
  • Seans Aralıkları: Genellikle 2-3 hafta arayla 2 veya 3 seans şeklinde planlanır.
  • Sosyal Hayat: İşlemden hemen sonra günlük hayatınıza dönebilirsiniz. Beş nokta tekniği sayesinde iyileşme süreci çok hızlıdır.
  • Kalıcılık: Elde edilen hücresel kalite artışı 9-12 ay boyunca devam eder. Etkinin sürekliliği için 6 ayda bir tek seans koruma önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Strong Plus yüzümü şişirir mi?
Kesinlikle hayır. Nucleofill bir dolgu değildir. Yüzünüze hacim eklemez, sadece sarkan ve matlaşan dokuyu sıkılaştırarak gençleştirir.
Acı hisseder miyim?
Uygulama öncesinde kullanılan lokal anestezik kremler ve ürünün özel formülü sayesinde işlem oldukça konforludur.
Nucleofill Strong ve Strong Plus arasındaki fark nedir?
“Plus” versiyonu, 2 ml’lik hazır enjektör formuyla daha geniş alanların (tüm yüz ve boyun gibi) tek seferde ve tam kapasiteyle taranmasına olanak tanır.

0074_rejuran-I-1-scaled-1-1200x800.png

Göz çevresi, yüzümüzün en ince, biyolojik olarak en hassas ve yaşlanma belirtilerini ilk gösteren bölgesidir. Nişantaşı kliniğimizde göz çevresi estetiğini sadece “çöküklük doldurmak” olarak görmüyoruz. Amacımız; zamanla incelen, elastikiyetini kaybeden ve dolaşımı bozulan göz çevresi dokusunu Rejuran I (Eye) protokolü ile biyolojik olarak onarmaktır.
Rejuran I (Rejuran Eye) Nedir?
Halk arasında “Rejuran Eye” olarak bilinen Rejuran I; somon DNA’sından elde edilen Polinükleotidlerin (PN), göz çevresindeki ince deri yapısına uygun olarak formüle edilmiş özel bir versiyonudur. Klasik dolgulardan tamamen farklıdır. Hacim vermeyi değil, dokunun kendini onarma kapasitesini artırmayı hedefler. Dr. Ömer Fatih Şahin’in Notu: “Göz altı morlukları her zaman bir ‘çukur’ sorunu değildir; çoğu zaman derinin incelmesi ve alttaki damarların görünür hale gelmesidir. Rejuran I, cildi kalınlaştırarak bu sorunu kökten ve doğal yolla çözmeye yardımcı olur. “
Etki Mekanizması: Göz Altında Nasıl Çalışır?
Rejuran I, enjekte edildiği bölgede 4 temel biyolojik süreci başlatır:
1. Dermis Kalınlaşması: İnce göz altı derisinin yoğunluğunu arttırarak, alttaki koyu renkli damar yapısının görünürlüğünü azaltır.
2. Kollajen Sentezi: Fibroblast hücrelerini uyararak gevşemiş göz çevresini sıkılaştırır.
3. Mikrodolaşım Düzenlemesi: Göz altındaki yavaşlayan kan dolaşımını canlandırarak morluk ve ödemin azalmasına yardımcı olur.
4. Elastikiyet Artışı: “Krepe” dediğimiz ince kırışıklıkların açılmasını sağlar.
Karşılaştırmalı Analiz: Rejuran I mı, Işık Dolgusu mu?
Hastalarımızın en sık sorduğu soru şudur: “Hocam gözaltına dolgu mu yaptırayım, Rejuran mı?” Bu iki işlem farklı ihtiyaçlara yöneliktir. Aralarındaki temel farkları şöyle sıralayabiliriz:
● Temel Amaç Farkı: Işık dolgusu çukurları doldurmayı hedefler. Rejuran I ise ince deriyi onarmayı, kalınlaştırmayı ve morluğu tedavi etmeyi hedefler.
● Risk Faktörü: Dolguların göz altında su tutma (ödem) ve Tyndall etkisi (mavimsi yansıma) riski vardır. Rejuran I biyolojik bir onarıcı olduğu için ödem yapmaz ve doğal durur.
● Hacim Etkisi: Dolgu anında hacim verir. Rejuran I hacim vermez, doku kalitesini artırır.
● Görünüm: Dolgu bazen “şiş” bir görüntü yaratabilir. Rejuran I ise tamamen kişinin kendi doğal göz yapısını koruyarak daha dinç bir bakış sağlar.
Fonksiyonel Tıp ve Bütüncül Yaklaşım
Göz altı morlukları ve torbalanmalar, sadece estetik bir kusur değil, bazen vücudun yardım çığlığıdır. Kliniğimizde tedavi planlarken şu faktörleri de gözden geçiriyoruz:
● Demir Eksikliği: Kansızlık göz altı morluğunun en büyük sebeplerinden biridir.
● Uyku ve Stres: Yorgunluk ve kortizol yüksekliği lenfatik drenajı bozar.
● Böbrek ve Karaciğer Yükü: Göz altı torbalanmaları bazen sistemik ödemin işaretidir.
● Alerjiler: Histamin salınımı göz çevresini koyulaştırır.
Amacımız sadece iğne yapmak değil; “yorgun bakışların” kök nedenine inerek kalıcı iyilik hali sağlamaktır.
Rejuran I Kimler İçin Uygundur?
Aşağıdaki şikayetlere sahip kişiler için en ideal tedavi seçeneğidir:
● Göz altı derisi incelmiş ve damarlı görünümü olanlar.
● Göz çevresinde koyu halkalar ve morluklar bulunanlar.
● Kaz ayağı ve göz altı ince çizgileri (krepe cilt) başlayanlar.
● Göz altı ışık dolgusu yaptırmaktan korkan veya uygun olmayanlar.
● Daha önce dolgu yaptırmış ve ödem sorunu yaşamış kişiler.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Rejuran I ve Rejuran Healer aynı mı? İçerik olarak aynı (Polinükleotid) olsalar da akışkanlıkları farklıdır. Rejuran I, göz çevresindeki çok ince deriye uyum sağlaması için daha akışkan ve narin üretilmiştir. Healer ise yüzün kalanı için daha yoğundur.
İşlem ağrılı mıdır? Göz çevresi hassastır ancak Dr. Ömer Fatih Şahin’in Anesteziyoloji uzmanlığı ile uyguladığı özel uyuşturma protokolleri sayesinde işlem konforu en üst seviyede tutulur.
Kaç seans gerekir? Göz çevresindeki hasarın derecesine göre genellikle 2-3 hafta arayla 3-4 seanslık kürler önerilir.
Kalıcılığı ne kadardır? Elde edilen sonuçlar, cildin kendi onarımı olduğu için uzun sürelidir. Ancak yaşlanma süreci devam ettiği için 6-9 ayda bir hatırlatma seansları önerilir.

0075_rejuran-healer-scaled-1-1200x800.png

Rejuran Healer; Pasifik somon balığı DNA’sından elde edilen ve insan DNA’sına yüksek uyum gösteren Polinükleotidlerin (PN) konsantre formudur. Bir dolgu maddesi değildir. Cilt altına enjekte edildiğinde, hasarlı dokuyu onaran bir biyostimülan (biyolojik uyarıcı) olarak görev yapar. Dr. Ömer Fatih Şahin’in Notu: “Rejuran, cilde dışarıdan yabancı bir madde eklemek yerine; cildin kendi ‘inşaat işçileri’ olan fibroblastları uyandırarak onarım sürecini başlatan bir doku mühendisliği ürünüdür.”
Etki Mekanizması: Cilt Altında Nasıl Çalışır?
Rejuran Healer’ın etki mekanizması 4 ana biyolojik süreçle tanımlanır:
1. Ekstraselüler Matriks (ECM) Onarımı: Cildin iskelet yapısını oluşturan hücreler arası ortamı (ECM) stabilize eder ve güçlendirir.
2. Fibroblast Aktivasyonu: Cildin gençlik kaynağı olan fibroblast hücrelerini uyararak Tip I ve Tip III kollajen üretimini artırır.
3. Anti-İnflamatuar Etki: Ciltteki mikro-inflamasyonu (yangıyı) baskılayarak kızarıklık ve hassasiyeti azaltır.
4. Anjiyogenez (Dolaşım Desteği): Mikrosirkülasyonu düzenleyerek cildin oksijenlenmesini artırır.
Karşılaştırmalı Analiz: Rejuran Healer mı, Yüz Dolgusu mu?
Hastalarımızın en sık sorduğu soru şudur: “Hocam bu bir dolgu mu, yüzümü şişirir mi?” Hayır, Rejuran Healer bir dolgu değildir. Aralarındaki farkları şöyle sıralayabiliriz:
● Temel Amaç Farkı: Dolguların amacı boşlukları doldurmak ve hacim kazandırmaktır. Rejuran Healer’ın amacı ise cildin kalitesini artırmak ve onarmaktır.
● Hacim Etkisi: Dolgular yüzü şişirir veya şekillendirir. Rejuran Healer hacim vermez, yüzü şişirmez.
● Hedef Doku: Dolgular genellikle derin yağ yastıkçıklarına veya kemik üstüne uygulanır. Rejuran ise cildin orta tabakası olan Dermis’e uygulanır.
● Sonuç Süreci: Dolguda sonuç anında görülür. Rejuran’da ise sonuçlar biyolojik iyileşme sürecine (fibroblast aktivasyonuna) bağlı olarak 3-4 hafta içinde aşamalı olarak ortaya çıkar.
● Görünüm: Dolgu şekil değişikliği sağlarken; Rejuran daha sıkı, parlak, pürüzsüz ve canlı bir cilt dokusu sağlar.
Fonksiyonel Tıp ve Bütüncül Yaklaşım
Kliniğimizde Rejuran Healer uygulaması, sadece bir enjeksiyon işlemi olarak görülmez. Cilt kalitesi, bağırsak sağlığı, uyku düzeni ve stres seviyesi ile doğrudan ilişkilidir.
Tedavi sürecinde şu faktörler de değerlendirilir:
● Stres Yönetimi: Yüksek kortizol, kollajen yıkımını hızlandırır.
● Beslenme: Şeker ve işlenmiş gıdalar “Glikasyon” yoluyla cildi yaşlandırır.
● Mikronutrient Desteği: Rejuran’ın etkisini artırmak için gerekli vitamin/mineral dengesi gözetilir.
Amacımız; geçici bir parlaklık değil, biyolojik olarak daha sağlıklı ve dirençli bir doku elde etmektir.
Rejuran Healer Kimler İçin Uygundur? (Endikasyonlar)
Aşağıdaki cilt problemlerine sahip kişiler için ideal bir protokoldür:
● Elastikiyetini kaybetmiş, gevşemeye meyilli ciltler.
● Geniş gözenek problemi ve sebum (yağ) dengesizliği yaşayanlar.
● Akne izleri (atrofik skar) ve cilt yüzeyi bozuklukları olanlar.
● Mat, nemsiz ve “yorgun” görünen ciltler.
● İnce kırışıklıkları (özellikle boyun ve yanak) başlamış kişiler.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Rejuran Healer yüzümü değiştirir mi? Hayır. Rejuran bir dolgu olmadığı için yüz hatlarınızı değiştirmez veya şişirmez. Sadece cildinizin dokusunu iyileştirir ve daha genç görünmesini sağlar.
İşlem ağrılı mıdır? Uygulama mikro-iğnelerle yapılır. Dr. Ömer Fatih Şahin’in Anesteziyoloji uzmanlığı sayesinde, işlem öncesi uygulanan özel protokollerle ağrı ve konfor yönetimi maksimum seviyede sağlanır.
Kaç seans gerekir? Cildin hasar durumuna göre değişmekle birlikte, biyolojik onarımın tam gerçekleşmesi için genellikle 2-3 hafta arayla 3-4 seans önerilmektedir.
Yazın uygulanabilir mi? Evet. Rejuran cildi güneşe karşı hassaslaştırmaz (fotosensitivite yaratmaz). Aksine, cilt bariyerini güçlendirdiği için yaz öncesi ve sonrası güvenle tercih edilebilir.

0085_PN-1--1200x800.png

PN (Polinükleotit), somon DNA’sından elde edilen uzun zincirli, yüksek viskoziteli ve Class III Tıbbi Cihaz onaylı biyostimülanlardır. PDRN’den çok daha güçlü bir yapıya sahiptir. Cildin gevşemiş iskeletini yeniden kurmak, göz altı çökme/morluklarını tedavi etmek ve derin elastikiyet kaybını onarmak için Nişantaşı kliniğimizde uygulanan “Altın Standart” protokoldür.
PN (Polinükleotit) Nedir? , Neden Altın Standart ?
Cildimiz yaşlandıkça sadece nemini değil, onu ayakta tutan taşıyıcı kolonlarını (kolajen ve elastin) kaybeder. PN Tedavisi, bu kolonları yeniden inşa eden mimari bir çalışmadır.
PDRN’ den Farkı Nedir? PDRN cildin “sıvasını” onarırken, PN cildin “tuğlasını ve demirini” koyar.
● Uzun Zincir Yapısı: Cilt altında daha uzun süre kalır.
● Yüksek Viskozite: Cildi yukarı kaldırma (lifting) kapasitesi vardır.
● Class III Onayı: Sadece kozmetik bir ürün değil, güvenliği ve etkinliği kanıtlanmış, enjekte edilebilir bir Tıbbi Cihazdır.
Hangi Bölgelerde Mucize Yaratır?
1. Göz Çevresi (En Güvenli Onarım)
Göz altı, yüzün en riskli bölgesidir. PN, su tutup şişme (ödem) yapmadığı için göz çevresinde dolguya en güçlü alternatiftir.
● Morluk görünümünü azaltır.
● İnce deriyi kalınlaştırıp damar görünümünü gizler.
● Kaz ayaklarını açar.
2. Boyun ve Dekolte (Tech-Neck)
Telefona bakmaktan oluşan yatay boyun çizgilerini ve dekoltedeki kuru/buruşuk görünümü, içeriden yapılandırarak açar.
3. Yüz Geneli (Lifting)
Yanaklardaki sarkma ve gözenek açıklığında, cildi sıkılaştırarak filtresiz bir doku sağlar.
Tedavi Süreci
1. Uygulama: İşlem öncesi anestezik krem sürülür. PN jel formundadır; çok ince iğnelerle veya
kanülle cilde uygulanır. Yaklaşık 15-20 dakika sürer.
2. Protokol: Hasarın boyutuna göre 2-3 hafta arayla 3 seans önerilir.
3. Konfor: PDRN’ e göre daha yoğun kıvamlı olduğu için işlem sırasında cilt altında hafif bir dolgunluk
hissedilir
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Neden PDRN değil de PN seçmeliyim? Eğer amacınız sadece “nem ve parlaklık” ise PDRN
yeterlidir. Ancak amacınız “sıkılaşma, lifting ve derin kırışıklık tedavisi” ise PN (Polinükleotit) tıbbi
olarak çok daha üstün ve kalıcıdır.
2. Bu bir dolgu mudur? Hayır. PN, hyalüronik asit dolgusu değildir. Yüzünüze yapay bir hacim
vermez, ifadenizi değiştirmez. Cildinizin kendi dokusunu onararak doğal bir hacim (biyolojik lifting)
kazanmasını sağlar.
3. Güvenli midir? (Class III Nedir?) Evet. Kliniğimizde kullanılan PN ürünleri, Avrupa ve Türkiye
standartlarında Class III Tıbbi Cihaz sertifikasına sahiptir. Bu, ürünün enjeksiyon için %100 güvenli,
steril ve yüksek saflıkta olduğunu garanti eder.
4. Etkisi ne kadar sürer? Tam kür (3 seans) uygulandığında, elde edilen yapılandırma etkisi 9-12 ay
boyunca devam eder. Cildin biyolojik yaşı geri çekildiği için etkisi uzun vadelidir.
5. Göz altında topaklanma yapar mı? Hayır. PN akışkan bir jeldir, dolgular gibi topaklanma riski
taşımaz. Göz altı gibi ince derili bölgeler için en güvenli seçenektir.
6. Fiyat bilgisi nedir? Kullanılan PN ürününün teknolojisi ve seans sayısına göre değişir. Yasal
mevzuat gereği web sitemizde fiyat veremiyoruz, kliniğimizden detaylı bilgi alabilirsiniz.

0086_plinest-2--1200x800.png

Plinest ve Newest, somon DNA’ sından elde edilen Polinükleotit (PN) teknolojisiyle geliştirilmiş, cildi hücresel düzeyde onaran yeni nesil biyostimülanlardır.
Kliniğimizde; göz çevresi sorunları için Plinest Eye, derin doku onarımı için Plinest, yoğun nem ve ışıltı için Newest protokolleri, hastanın ihtiyacına göre kişiselleştirilerek uygulanır.
Plinest Ailesi Nedir?
Cildimiz yaşlandıkça ve çevresel faktörlere maruz kaldıkça DNA onarım kapasitesi düşer. Plinest ürün ailesi, somon balığı DNA’ sından elde edilen yüksek saflıktaki Polinükleotitler (PN) sayesinde cilde “kendini tamir et ve yenile” sinyali gönderir. Klasik mezoterapilerden farkı: Cildi sadece beslemez; fibroblast hücrelerini uyararak biyolojik onarım sürecini başlatır.
Ürün Grubu ve Kullanım Alanları
Dr. Ömer Fatih Şahin, cilt analizine göre bu teknolojinin 3 farklı formundan birini seçer:
1. Plinest (Klasik): Doku Yapılandırıcı
En yüksek polinükleotit konsantrasyonuna sahip olan formdur. 2ml enjektör içerisinde 40 mg PN bulunur.
● Görevi: Derin doku onarımı ve sıkılaşma.
● Kullanım Alanı: Akne izleri (skar), geniş gözenekler, çatlaklar ve elastikiyet kaybı olan bölgeler. Cildi kalınlaştırmayı ve dayanıklılığını artırmayı hedefler.
2. Plinest Eye: Göz Çevresi Özel
Göz çevresi gibi ince ve hassas derili bölgeler için özel olarak formüle edilmiştir. 2ml
enjektörde 15 mg PN bulunur.
● Görevi: Göz çevresini onarmak ve aydınlatmak.
● Kullanım Alanı: Göz altı morlukları, torbalanma eğilimi, kaz ayakları ve yorgun görünüm. Işık dolgusu yerine biyolojik bir onarım arayanlar için uygundur.
3. Newest: “Nem ve Işıltı (Glow)”
Polinükleotit (PN) ile Hyalüronik Asit (HA) ve Mannitol’ün patentli kombinasyonudur. 2ml enjektörde 20 mg PN , 20 Mg HA bulunur.
● Görevi: Onarım + Yoğun Nem.
● Kullanım Alanı: Kuru, mat, nemsiz ciltler ve boyun/dekolte bölgesi. Cilde “su bombası” etkisi yaparak parlaklık ve canlılık kazandırır.
Tedavi Süreci
1. Uygulama: İşlem öncesi lokal anestezik krem uygulanır. Ürün, çok ince uçlu iğnelerle (mikroenjeksiyon) veya kanül tekniğiyle cilde uygulanır. İşlem süresi ortalama 15-20
dakikadır.
2. Protokol: Cildin hasar durumuna göre genellikle 2-3 hafta arayla 3 veya 4 seans önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Balık alerjisi olanlar yaptırabilir mi? Ürünler somon balığı DNA’sından elde edilir. Çok
yüksek saflıkta olsa da, ciddi balık alerjisi olan hastalara tedbir amaçlı uygulanmaz.
2. Dolgu etkisi yapar mı? Yüzüm şişer mi? Hayır. Hiçbir Plinest ürünü dolgu (hacim)
maddesi değildir. Yüzünüzü şişirmez, ifadenizi değiştirmez. Sadece cildin kalitesini artırarak
daha sıkı ve sağlıklı görünmesini sağlar.
3. Newest ile Plinest arasındaki fark nedir?
● Plinest: Saf PN içerir. Önceliği “sıkılaşma ve iz tedavisi”dir.
● Newest: PN ve Hyalüronik Asit içerir. Önceliği “nem, parlaklık ve ışıltı”dır. Hangi
ürünün cildinize uygun olduğuna muayene sırasında karar verilir.
4. Etkisi ne zaman görülür? İlk seanstan sonra ciltte bir rahatlama ve nem artışı hissedilir.
Asıl hücresel onarım, gözeneklerin sıkılaşması ve cilt kalitesinin artması 2. seanstan
itibaren belirginleşir.
5. İşlem sonrası morluk olur mu? Çoklu enjeksiyon yapıldığı için iğne giriş yerlerinde
minik, geçici morluklar veya 1-2 saat süren kabarıklıklar olabilir. Sosyal hayatı etkilemez.
6. Fiyat bilgisi nedir? Kullanılan ürün çeşidine (Eye, Newest vb.) ve seans sayısına göre
değişir. Yasal mevzuat gereği web sitemizde fiyat paylaşamıyoruz, kliniğimizden bilgi
alabilirsiniz.

0088_PDRN-1--1200x800.png

PDRN (Polideoksiribonükleotit), somon DNA’ sından elde edilen ve cildin yüzeyel hasarlarını onarmaya yardımcı olan bir moleküldür. Genellikle “Somon DNA” olarak bilinir. Ancak günümüzde modern tıp, PDRN ‘in çok daha gelişmiş ve saf hali olan PN (Polinükleotit) tedavilerine geçiş yapmıştır. Kliniğimizde PDRN, daha çok yüzeysel canlılık için kullanılırken; asıl yapılandırma için Class III Tıbbi Cihaz onaylı PN protokolleri tercih edilmektedir.
PDRN Nedir? (Cildin İlk Yardım Çantası)
PDRN, cildin iyileşme mekanizmalarını destekleyen küçük DNA parçacıklarıdır. Tıpta uzun yıllar yara iyileşmesinde kullanılmıştır. Estetik dermatolojide ise cildin nemlenmesi, ince çizgi bakımı ve kızarıklık (roza) kontrolü için kullanılır.
Nasıl Çalışır? PDRN, kısa zincirli yapısı sayesinde hücre yüzeyindeki reseptörlere bağlanarak
“yangıyı söndür” ve “iyileş” emri verir. Bu, cildin daha sakin ve nemli görünmesini sağlar.
Kritik Ayrım: PDRN mi, PN mi? (Class III Farkı)
Hastalarımızın en çok karıştırdığı konu budur. Türkiye’de ve dünyada; cilde enjekte edilen ürünlerin “Class III Tıbbi Cihaz (Medical Device)” sertifikasına sahip olması, o ürünün güvenliği ve etkinliği için altın standarttır.
1. PDRN (Kısa Zincir): Genellikle kozmetik mezoterapi ürünlerinin içinde bulunur. Zincir yapısı kısadır. Cildi besler ama iskeletini kuramaz. Yüzeysel bir “cilalama” işlemidir.
2. PN (Polinükleotit – Uzun Zincir): PDRN’in çok daha yüksek molekül ağırlıklı, saflaştırılmış ve Class III onaylı formudur. Cilt altına girdiğinde bir iskelet gibi çalışır, dokuyu yukarı kaldırır ve derinlemesine yapılandırır.
Özetle: PDRN cildin “pansumanı”, PN ise cildin “mimarıdır”.
PDRN Kimler İçin Mantıklıdır?
Eğer hedefiniz derin bir gençleşme veya sarkma tedavisi değilse, sadece cildinizi “ferahlatmak” istiyorsanız PDRN uygun olabilir:
● Cildinde sadece kuruluk ve matlık olanlar.
● Hafif akne izleri ve yüzeysel kızarıklığı olanlar.
● Daha ekonomik ve giriş seviyesi bir bakım arayanlar.
Ancak; göz altı morluğu, boyun çizgileri, elastikiyet kaybı ve derin akne izleri için PN (Polinükleotit) tedavisi tıbbi olarak daha güçlü ve doğru bir tercihtir.
Tedavi Süreci
1. Uygulama: PDRN solüsyonları çok akışkandır. Mezoterapi (çoklu iğneleme) yöntemiyle cildin üst tabakasına verilir.
2. Konfor: İşlem oldukça konforludur, anestezik krem ile ağrı hissedilmez. 15 dakikada tamamlanır.
3. Protokol: Genellikle 2 hafta arayla 3-4 seanslık kürler halinde uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. PDRN yaptırmak yerine PN yaptırmak daha mı iyidir? Çoğu durumda evet. PN (Polinükleotit),
PDRN’in daha gelişmiş, daha yoğun ve daha uzun süre etkili versiyonudur. Eğer bütçeniz ve hedefiniz
“gerçek bir biyolojik onarım” ise, doktorunuz sizi muhtemelen PN tedavisine yönlendirecektir.
2. PDRN bir dolgu mudur? Hayır. PDRN sıvı formdadır, hacim vermez. Yüzü şişirmez. Sadece cildi
nemlendirir ve sakinleştirir.
3. Güvenli midir? Evet. Somon DNA’sı insan DNA’sına çok benzer. Ancak enjeksiyon işlemlerinde
ürünün Class III sertifikası olması çok önemlidir. Kliniğimizde kullanılan ürünler bu güvenlik
standartlarına sahiptir.
4. Etkisi ne kadar sürer? PDRN’ in etkisi, PN’e göre daha kısa sürelidir. Genellikle cilde verdiği
parlaklık ve nem 3-6 ay kadar devam eder. PN tedavilerinde ise bu süre doku onarımı sağlandığı için
9-12 aya kadar uzayabilir.
5. Fiyat farkı var mı? Evet. PN (Polinükleotit) ürünleri, üretim teknolojisi ve tıbbi sertifikasyonları
(Class III) nedeniyle PDRN mezoterapilerine göre daha maliyetli ancak etkinlik/performans oranı çok
daha yüksek işlemlerdir.

2026 © Ömer Fatih Şahin - Aesthetic & Wellness

Call Now Button